Genç Beyin’le nasıl değiştiler?
Okuyucularımızın mektup, mail, faks ve telefonlarından derlediğimiz Genç Beyin’le yaşadıkları ve yaşattıkları değişim örneklerinden bazılarını aktarıyoruz:
• Aylardır bu sayfadaki değişim örneklerini okudukça “Yahu ben niye
değişmiyorum?” diye soruyordum kendime. 2 sayı önceki bir yazıda düğümü çözen
cümleyi buldum: “Ancak kendinden birşeyler verebilen kişi zenginliği hakeder.” (Erich
Fromm) Baktım ki; başarı ve mutluluk yolunda hep başkalarından bekleyen biriyim,
gözüm çevremdekilerde. Riske girmek, kendinden birşeyler vermek anlamında taşın
altında zerrem bile yok! Bu sonuç beni önce zihnen, sonra da fiilen değiştirdi.
Elektrikle şarj olan jeneratör işine el attık bir arkadaşımla. Eylül’de piyasaya
gireceğiz. Artık sloganım şu: Değişim, değişim, değişim! Feridun Çetiner
• Babam öğretmen emeklisi. İletişim tekniklerini iyi bilip uygulaması lâzım ama
benim ve iki ağabeyimin her işine karışıyordu. Genç Beyin okumaya başladıktan
sonra değişti; artık bir kere uyarıyor, sonra sesini kesiyor. Son aylarda hiç
uyarmıyor, “Ne haliniz varsa görün!” diyor. Acaba bu yaklaşım olumlu mesaj mı
taşıyor, olumsuz mu? Anneme sordum, “Baban hiç olumlu cümle kurmaz ki!” dedi.
Sağol baba! Teşekkürler Genç Beyin! R. Y.
• Şimdiye kadar kararlarımı sadece aklıma danışarak verdim, maalesef neredeyse
hepsi de hatalı çıktı. Genç Beyin’le yaşadığım değişimden sonra kararlarımı akıl
ve kalp süzgecinden geçirmeye başladım. Yani işe kalbimi de kattım. %50-%50
kaldığım durumlarda kalbimin sesini dinledim. İnanın şimdilerde (Allah nazardan
saklasın!) öyle isabetli kararlar veriyorum ki. Vicdanen öyle müsterihim ki.
Şemsi Uygun
• Bendeki değişimin adı “iyilik yapmaya odaklanmak.” Ne zaman birilerine
iyiliğim dokunuyor, mükâfat misliyle geliyor. Tavsiye ederim. İ. F.
• Genç Beyin hayatımıza, evimize girdi; bize çok somut 3 değişim yaşattı: 1.
Şiddetli geçimsizlik yaşadığım eşimle “boşanma, ayrılma” lâfları yerine “sevme,
sevilme” muhabbetlerine başladık (Gidişat iyi maşallah, flört yıllarımızdaki
gibiyiz!). 2. Hiperaktif oğlumuzu özel bir eğitim kurumuna verdik, gelişmeler
sevindirici. 3. “Ayrılsam mı, kalsam mı?” diye 6 yıldır düşündüğüm işimden
ayrılmaya karar verdim; asıl mesleğim olan dış ticaret danışmanlık bürosu
kurdum, 5 yılda aldığım maaşı şimdi bir ayda nasip ediyor Allah... Selahaddin
Eryaman/Antalya
• Babamdaki değişim çok komik, anlatayım da gülün: Eskiden iyi kötü herşeye
olumsuz, sert, kaba saba tepki veren uyumsuz biriydi. Genç Beyin’i biricik kızı
(ben, Reyhan) sayesinde tanıyıp okuma delisi olduktan sonra iyi kötü herşeye
tebessüm etmeye başladı bu sefer. Biraz sırıtma, azıcık da alay karışımı
gülümseme tabiî. Annemi bir telâştır aldı; “Ben eski, kızgın, asabî, sinirli
kocamı istiyorum!” diye söylenmeye başlamaz mı? Çünkü babamın akıl sağlığını
yitirdiğini filân düşünüyordu. Geçenlerde baktım, telefonda bir doktor
yakınımıza babamın bu problemini (!) anlatıyor. Gizlice dinledim. Diyordu ki
zavallı: “Bizimki gayet normal; yani kızgın, kaba saba, sinirli bir adamdı.
Şimdilerdeyse herşeye gülümsüyor. Ne yapalım?” Kanaatimce Genç Beyin’den sonraki
bu “anormallik” aslında “normallik.” Babam hasta filân değil, sadece geçiş
dönemi yaşıyor. Rumuz: Reyhan
• 14 eleman çalıştırdığım atölyem var. Daha önce işçilerle fırçalama, işten ayırmayla tehdit, bağırıp çağırma tarzında iletişim kuruyordum! Genç Beyin’den sonra onları “dinlemeye” ve onlarla “konuşmaya” başladım. N. A.
• Genç Beyin’de horlamayla ilgili yazı eşimin de, benim de irademize hükmedip
kilo vermemize sebep oldu. İkimiz de ileri derecede horluyor, birbirimizi hayli
rahatsız ediyorduk. Ben 118’den 93’e düştüm, eşim 96’dan 78’e geriledi. Bunu
sıkı ve tavizsiz rejimle 4 ayda başardık. Yani Genç Beyin bizi önce fizyolojik
olarak değiştirdi, diğer türlü değişimleri zaten her yaşayıp sürdürmeye
çalışıyoruz. N. F.
n Karadenizli’yiz, çok sert mizaçlı ve aşırı öfkeli bir babamız var. Ben 7
kardeşin en küçüğüyüm. Babam beni özellikle sever. Her ay babama
Peygamberimiz’le (sav) ilgili sayfaları ve “Büyüklerden unutulmaz sözler ve
hatıralar” sayfalarını okuyorum. Artık dergiyi alır almaz babam hemen beni
çağırıp o yazıları kendisine okumamı istiyor, bazılarını birkaç kere okutuyor.
1.5 yıldır böyle gidiyor ve babamda inanılmaz değişimler var. Eskiden hatalı bir
söz ve davranış sergilediğinde özür dilemek şöyle dursun, bir de kendini müdafaa
ederdi. Şimdi hatasını kabul edip özür diliyor, hatta sıkıntısından gözleri
dolduğu da oluyor. Geçen akşam “Okudukların bana çok yaradı!” diye itiraf bile
etti. Rumuz: 17
• Yeminli malî müşavirim, 5 çalışanım var. Genç Beyin bana neredeyse işimi bıraktıracaktı. Çünkü birgün nefis muhasebesi yapınca işlerimizin çoğuna helâl olmayan, dürüstlüğe sığmayan şeyler karıştığını farkettim. Sonra düşündüm ki, cepheyi bırakıp gitmek marifet değil; hemen toparlandım ve kanayan yaralarımız sayılan gidişata son verdim. 20 yıllık 5-6 müşterimiz değişimler kendilerine dokununca bizi terketti, varsın etsinler. Şimdi içim daha rahat ve huzurluyum. Belki bir miktar az kazanıyorum ama inanılmaz derecede mutluyum. Ayrıca 14 yıldır yüz milyar liraları harcayıp tedaviler gördüğümüz halde çocuğumuz olmuyordu, helâl yönündeki değişimden bir yıl kadar sonra sağlıklı bir oğlumuz dünyaya geldi. Yani Allah hemen mükâfatı gönderdi. (...) Rumuz: İbrahim Halil
• İletişim fakültesinde öğretim üyesi (doçent) olan, fakat 14 haneli apartmanda
herkesle kavgalı ve geçimsiz akademisyen komşumuza Genç Beyin hediye ettim.
İnanın zerre kadar mübalağa yapmadan sıralıyorum onda sadece bir haftada yaşanan
değişimleri: * Merdivenden inerken bizlerden biriyle karşılaşınca selâm vermeye
başladı. * 1.5 yıldan beri biriken, mahkemeye vermeye hazırlandığımız apartman
giderlerinin hepsini ödedi; üstelik yöneticiyle hepimiz adına helâlleşmiş! * Eşi
Aşure Günü’nde 8 yılda ilk defa olarak komşulara aşure yapıp dağıttı, böylelikle
Neslihan Hanımefendi’yle (ablamızla) müşerref olduk! Rumuz: İletişim
• Bu sayfa Genç Beyin’in en fazla ilgimi çeken sayfasıdır, dergiyi okumaya
buradan başlıyorum. Çok hızlı ve tepetaklak bir değişim süreci yaşadım
sayenizde... Ben biraz değil, hayli sert mizaçlı ve asabî biriyim. Ne yalan
söyleyeyim? Böyleyim! Aslında genetik benimki; çünkü babam da çok asabiymiş,
annemi vermemekte direten kayınpederini tokatlamış; adamcağızın, yani dedemin
alt dudağına 6 dikiş atmışlar! Hiç duymadınız değil mi böyle birşey? Fakat sonra
ikisi öyle dost olmuşlar ki, hayret edilecek boyutta... Dedem der ki: “6 dikişle
başlayıp 36 yıl süren dostluk bizimki!” Velhâsıl ben de çok kavgacı bir tipim,
haksızlığa hiç tahammül edemiyorum, kendime asla hâkim olamıyorum; daha doğrusu
4 yıl öncesine kadar olamıyordum. Genç Beyin’i (20. sayı) işyerimizin
karşısındaki gazete bayiinde gördüm. Kapakta ne yazsa beğenirsiniz? “Asabîlerle
nasıl geçinilir?” İşte o sayıdan beri fanatik derecede Genç Beyin’kolik oldum
çıktım. Hanım diyor ki: “Genç Beyin antibiyotiği kullanmasaydın, belki ben de
artık sana dayanamazdım!” Çünkü hanımı çok üzdüm, biliyorum ama her sayıdaki o
evlilik, mutluluk yazıları başıma balyoz gibi indi. Hanım sizi asla unutmayacak,
tabiî ben de... Fakirinki “değişim” değil, kelimenin tam anlamıyla “mum gibi
olmak.” Ben de bu hâle geldim ya, inanın herkes değişir! Necmi T.
• Lise son sınıfta tanıştığım Genç Beyin üniversite ve yüksek lisans eğitimim
süresince benim tek danışmanım oldu, her adımımı Genç Beyin’deki tavsiyeler
çerçevesinde attım ve hiç ama hiç yanılmadım. Birçok bakımdan değiştim tabiî bu
arada. En önemlisi: Kendi kararlarımı vermem hususunda inanılmaz bir hız
kazandım. Bu özellik beni benden daha zeki, yetenikli, çalışkan vs. kişilerin
önüne geçirdi. Halbuki aile büyüklerimden basit bir kararın çıkması bile bazen
yıllar sürer. Genç Beyin “hızlı” ve “isabetli” karar verebilme yeteneğimi
geliştirdi. Kanaatimce üstün yetenekli ve eğitimli birçok insan sırf zor ve
yavaş karar vermenin (veya verememenin) bedelini ödüyor. Engin Öztürk/Eskişehir
• Genç Beyin’i tanıdığımda 8 aylık evliydim, evliliğe ve eşime “bir yığın hayal
kırıklığı” şeklinde bakıyordum. Genç Beyin’deki evlilik ve mutluluk konulu
yazılarla, İzmir’den özel olarak gidip katıldığım “Eşinizi DAHA İYİ nasıl
tanıyabilirsiniz?” başlıklı seminer bütün bakış açılarımı değiştirdi. Evliliğe
ve özellikle eşime değer vermeye başladım, sahip olduğum nimetlerin farkına
vardım ve edindiğim farkındalıkları hayata geçirerek tarif edilmez mutluluklar
yakaladım. Ö. R./İzmir
• Bu harika dergi beni 2 bakımdan değiştirdi: 1. İnsan isterse ve çabalarsa her
kötü özelliğini iyisiyle değiştirebilir. 2. Eğitimi ve öğrenmeyi sürekli hale
getirmez, bilinçli olarak “hayat boyu” sürdürmezseniz şimdi ne kadar iyi noktada
olsanız da çabucak eski kötü durumlara dönebilirsiniz. Ali Mert/İstanbul
• “Yenilik” yapmayı ileri derecede ve herşeyden fazla önemser hale gelmemi
sağlayan Genç Beyin’dir. Ancak ve sadece böylelikle “farklı” olabildiğimi,
yüzlerce rakibin benzeri veya kötü bir kopyası olmaktan kurtulup ilgi ve
dikkatleri üzerime çekebildiğimi farkettim bu dergiyle. Bence bütün problem,
cazibe merkezi oluşturamamaktır. Çekim gücünüzü ne yapıp edip artırmalı,
mıknatısınızın gücünü yükseltmelisiniz. “Neden başkalarına gidiyorlar da size
gelmiyorlar?” Bu soru en hayatî sorudur; siz de kendinize sorun, farklı olun.
Ertem Yükselen/İzmir
• Asla affetmeyen tipte bir yöneticiydim, 6 yılda bu özelliğimle hayli fazla
düşman edindiğimi gördüm. Genç Beyin’de okuduğum Hz. Mevlânâ’dan bir söz beni
temelden değiştirdi: “Başkalarının kusurlarını görmekte gece gibi ol. Kendi
kusurlarını görmekte gündüz gibi ol.” Bunun tam tersini yapmakta olduğumu
hayretle gördüm ve gidişatı tersine çevirme kararı aldım. Sonuçlar 4 yıldır
gayet iyi. N. E.
• 18 yıllık evlilikten, 6 çocuktan sonra beni aileme yönlendiren ve aile
mutluluğunu en önemli hedef olarak görmeye sevkeden bu dergidir arkadaşlar!
Huzur ve mutluluk birinci hedeftir, herşey onun için vardır. “Başarıyı
mutlulukla beraber” yakalayamadıysanız pek bir yere varmış sayılmazsınız. Evi,
aileyi, evliliği, çoluk çocuğu ıvır zıvır şeyler zanneden; hatta ayak bağı gören
zihniyet er geç iflâsını ilân edecektir. Doç. Dr. Murat E. Soylu/Eskişehir
• Kârla zarar kardeştir. Zarar etmemeye, riskten mümkün mertebe kaçmaya
odaklananlar kârdan mahrum kalırlar. Genç Beyin’le riski sevdim, cesaretim
arttı; daha ötesi, “yüksek kâr için yüksek risk” diye bir felsefe oluşturdum
kendime. Çünkü “Büyük karlar büyük risklerin arkasında gizlidir.” Küçük risk,
küçük kâr demektir. Genç Beyin dergisiyle beraber Abdülkadir Akgündüz Bey’in
“Kendi işini kurma sanatı” isimli semineri 5 yıl kadar önce çizgimi “riski
sevme” istikametinde değiştirdi. Mehmet Ersin/İstanbul
• Değişimim çok sancılı geçiyor, zira haddinden fazla zor ve geçimsiz biriyim.
Genç Beyin sayesinde önce bu özelliklerimin farkına vardım. İlk büyük değişimim
bu. Sonra şimdiye kadar defalarca kırdığım, incittiğim, zedelediğim, illallah
dedirttiğim kimselerin kalplerini kazanmaya başladım. Özellikle bu süreç çok
sancılı geçti. Çünkü kimse inanamadı bendeki değişime, şeyin altında şey aramaya
başladılar ve “Vardır bunda da bir hinoğlu hinlik!” nazarıyla baktılar. Fakat
sonra samimiyetimi farkettiler elhamdülillah... Sıradaki adımım, her ay bir kötü
özelliğimi terkedip bir iyi özellik kazanma plânımı gerçekleştirmek olacak.
Teşekkürler Genç Beyin! E. D.
• Aşırı ümitsiz biriydim, Genç Beyin’den sonra umut deryasında yüzer oldum.
Çevremdekiler aşırı iyimserliğim yüzünden beni uyarır oldular. Çünkü onlar tam
bir “felâket tellâlı” olduklarından “umutlu” birini gördüler mi kafayı yiyorlar!
Umut tek başına yeter mi? Yetmez ama harekete geçmenin %50’sidir bence. Türkiye
ve bizim gibi ülkelerde halka en lâzım şey umuttur. Umudunu kaybeden, herşeyini
kaybetmiş sayılır. Mehmed Âkif ne diyor: “Âtîyi (geleceği) karanlık görerek azmi
bırakmak / Alçak bir ölüm varsa emînim budur ancak.” Ekrem Zilan
• Peşinen belirteyim: Yüz ve fizik güzelliğiyle seçtim eşimi. Fakat daha
evliliğimizin ilk günlerinde baktım ki, bizim hanımefendi bu özelliklerine
güvenip birçok şeyi ihmal etmiş, gelişimi yaşamamış, eğitimi almamış... Herşey
kaldı mı bana? Bir süre işleri ben götürdüm ama iç ve dış işleri uzun süre
beraber yürütemedim. Kendini misafir odasında, sehpanın üzerinde yer alan
kristal vazonun içindeki süs bitkisi olarak gören eşimin çok ciddî değişimlere
bir an önce başlaması farz-ı ayn olmuştu ki; Genç Beyin imdadıma hızır gibi
yetişti. Diğer yazılarla beraber özellikle evlilik yazılarını hanıma tekrar
tekrar okuttum. Şimdi 11. ayımızdayız ve artık birçok iç işi hanıma devrettim.
Gidişat muazzam, değişim harika! Öyle müsterihim ki, anlatamam! Rumuz: 24
• Genç Beyin Seminerleri’nden birinde geçen “Dehâ çilenin arkadaşıdır” sözü beni
değiştirdi. Çok sıkıntılı bir işim var, fakat firma büyük marka. “Bir çalışan”
olmak fikrinden kurtulup daha geniş açıyla bakmaya başladım işime. Kararlıyım:
Yakın gelecekte bu markanın en büyük rakibi olacağım, hatta onu geçeceğim. Çünkü
herşeyi inceden inceye öğreniyorum. K. Ç.
• Her ay bu sayfada Genç Beyin’le değişenlerin kısa değişim ve gelişim
mesajlarını yayınlıyorsunuz ama ben 4 yıldan beri derginizi okuduğum halde hiç
değişmediğimi düşünüyorum. Acaba şimdiye kadar değişime direnerek kendimi
inadına kasmış mıyım ve bundan dolayı mı ciddî gelişim gözlemleyemedim kendimde?
Aaaa, bakın ben de değişiyorum galiba? Değişime direnme düşüncemi değiştiriyorum
şu anda! Evet, evet! İşte tam şu saliselerde büyük bir zihinsel değişime şahit
oluyorsunuz! D-e-ğ-i-ş-i-y-o-r-u-m bakın! Ve değiştim! Oh be! Öyle rahatladım
ki! Nasıl da kasmışım kendimi yıllardır! Biliyorum, biraz deli dolu biriyim ama
değiştim işte! Tüy gibi hafifledim inanın! Helâl olsun size arkadaşlar! Benim
gibi bir inatçıyı da değiştirdiniz ya! (Not: İnanıp inanmamanız önemli değil; bu
sayfaya yazmak için bilgisayarın başına geçtiğimde, hatta ilk cümleyi yazana
kadar asla değişeceğime ihtimal vermiyordum. Deyim yerindeyse az önce “canlı
yayın”da bir değişim izlediniz! Vatana, millete hayırlı olsun!) Cevdet
Şirvan/Eskişehir
• Çalıştığım işyerinde kafayı cidden taktığım, onsuz olmaz sandığım bir kız
vardı. Genç Beyin’deki yazılar ve Abdülkadir Akgündüz’ün “Eş seçiminde püf
noktalar” kitabı sayesinde kendime gelip durum değerlenmesi yaptım, bu bayanın
bana hayat arkadaşı olamayacağına kanaat getirdim ve onu zihnimden %99.3,
kalbimden %99.1 oranında sildim. Bence önemli bir değişim yaşadım, daha doğrusu
yaşattınız bana... “İşyerinde fazla yüzgöz olduğunuz kişilerle evlenmeyin!” sözü
pusula görevi icra etti, talihsiz bir maceraya sürüklenmekten kurtuldum. Ç. T.
• Değişimden kasıt eski kötü alışkanlıkları terkedip yeni iyi alışkanlıkları
edinerek sürekli uygulayabilme başarısıysa, böyle iddialı bir değişim
yaşayamadım henüz... Fakat Genç Beyin’den önce bu denli şümullü bir değişimin
ütopik olduğu inancındaydım, şimdiyse gerçekleştirilebileceğine inanıyorum.
“Büyük zaferler küçük bir adımla başlar”sa ben değişim yolculuğunda hayli küçük
adım attım. İnşallah santim santim de olsa mesafe alacağım. Artık nereye kadar
giderse... Dr. Ali Mert
• Her problemde hayatı veya başkalarını suçluyordum, şimdi çuvaldızı kendime
batırıyorum. Gerçekten de birçok sıkıntıda doğrudan veya dolaylı olarak suçlu
biziz aslında... Rumuz: 32
• Kişisel gelişime peşin fikirle yaşklaşan biriydim, “Allah insanı geliştiriyor
işte! Kişisel gelişim de neymiş?” anlayışındaydım. Elbette Allah geliştiriyor
ama bizim de birşeyler yapmamız, harekete geçmemiz lâzım... Genç Beyin’le gerçek
gelişimi farkettim, okudum, ufak ufak uygulamalara başladım, hayatımda birçok
şey değişti. Meselâ: Babamın dükkânında getir götür işlerini yapan bir çırak
olmaktan kurtulup kendi işimi kurdum. Önemli şahsiyetleri arayıp bularak onların
muhitine gidip gelmeye başladım (vasıflı çevre). Artık aşırı asabî (sinirli)
olan babam beni idare etmiyor, ben ona yardımcı olmaya çalışıyorum. N. E.
• Bu müthiş dergi bana cahilliğimi farkettirdi, kulaktan dolma bilgilerle
büyüyüp kaliteli nesil yetiştiremezsiniz! İster inanın, ister inanmayın: Hanımla
ben Genç Beyin’in bütün sayılarını 2’şer defa okuduk ve birbirimize anlattık.
İlkokul mezunu olan eşime şimdi apartmanda “Hoca Hanım!” diyorlar, öyle hoşuna
gidiyor ki! Bana henüz birşey demiyorlar, eşim kadar dikkatle ve yoğunlaşarak
okuyamadım galiba! Velhasıl Genç Beyin bizi üniversite gibi eğitti. Rıza-Zeynep
Altun/K. Maraş
• Çevremde kafa şişirecek kadar fazla konuştuğum söylenirdi hep. Çok okudukça,
öğrendikçe daha fazla konuşkan biri olacağımı düşündüm başlangıçta, fakat öyle
olmadı. Genç Beyin beni dut yemiş bülbüle çevirdi. Artık daha az ve dikkatli
konuşuyor, “Acaba farklı birşey öğrenebilir miyim?” diye muhatabı titizlikle
dinliyorum ve en önemlisi, kimsenin sözünü kesmiyorum. Böyle biri olabileceğime
doğrusu inanmazdım. Hülya Özgüner/Van
• Öğretmenlik yaptığım lisede öğrenci anketi düzenlendi, ders anlatımında ikinci
ama sevilip sayılmakta 17. sırada yer aldım. Bu beni aylarca düşündürdü. Birgün
Genç Beyin elime geçti, “eğitim” sayfasındaki bir hikâye beni esastan değiştirdi
diyebilirim. İyi bir ders anlatıcı olmanız yetmez, öğrencilerin kalbinde taht
kurmayı başarırsanız öğrettiğiniz ders zihinle beraber kalbe de kazınır.
Neslihan Yüce
• Aşırı yaramaz, enerji deposu, herşeyin altını üstüne getiren oğlumun aslında
potansiyel bir deha olabileceğini Genç Beyin’de okuyunca “başımın belâsı” diye
baktığım oğluma önemli bir şahsiyet nazarıyla bakmaya başladım. Öyle rahatladım,
motive oldum ki! G. Y.
• Ben henüz kendimi değil ama yanıbaşımızdaki caminin imamını değiştirdim.
Baktım ki, hep silik soluk vaazlar veriyor; heyecan yok, ruh yok, etkileyicilik
yok... Hocamıza 48. sayıyı gazete bayiinden özel olarak alıp hediye ettim. Sonra
kendisi takip etti ve tamamen değişti, cemaat aklında çok şey kalmış olarak
çıkıyor artık cumadan... Hocanın maşallahı var, mizah sayfasındaki Temel
fıkralarını bile anlatıyor cemaate! Bilhassa eğitimci yanı olanlara bulunmaz
kaynak Genç Beyin! İnanıyorum ki birgün ben de değişeceğim, sıra bana da
gelecek. E. D.
• Herşeyi fazla inceleyen, bu yüzden de hiçbir iş başaramayan tuhaf huylu
biriydim. 2.5 yıldır Genç Beyin okuyorum, inceleme uzmanlığımı dergiye
yönelttim. Geçmişteki bir kötü huyumun günün birinde böylesine hayırlı sonuç
vereceğine inanmazdım. Çünkü artık daha hoşgörülü ve geniş gönüllüyüm, fakat
kardeşim bu dergi de incelemekle bitiyor ki! Metin Sayın
• Bir şirkette personel müdürüyüm, akşama kadar insanlarla uğraşmaktan beynim
patlayacak gibi oluyor; eve gelince de bu defa hanım başlıyor ve susmak
bilmiyordu. Genç Beyin evimize girmeye başlayalı eşim dut yemiş bülbül kesildi;
bir köşeye oturmuş, bazen aynı sayıyı defalarca okuyor. Sevgili eşime de
müteşekkirim, Genç Beyin’e de... Hiç değilse evde sükûneti az da olsa
yakalayabiliyorum. S. F.
• Genç Beyin evimizde TV alışkanlığını bitirdi diyebiliriz. Günlük 7-8 saat olan
süreler 1-2 saate düştü. Artık dizileri bile seyretmiyor kimse, herkes deli gibi
Genç Beyin okuyor. Dergimiz ilginçlikte TV’nin önüne geçebildiği için bütün Genç
Beyin ekibini kutlarım.
• Bende 3 değişimden bahsedebilirim: 1- Okumayı yeniden keşfedip sevdim. 2-
Eşimi sanki düşman olarak görürdüm, şimdi en yakın hayat arkadaşım olarak
görüyorum. 3- Özel meslekî eğitimler almaya başladım (2’si yerli, 6’sı yabancı
eğitmenden sertifikalı). Ali İnce
• İnanamayacaksınız belki ama Genç Beyin benim 36 yıllık siyasî görüşümü bile
değiştirdi. Meğer ne boş şeylerin peşine düşüp kendimi heba etmişim, asıl önemli
işlerimi aksatmışım yıllardır... Demek insan istemeye görsün, mutlaka ve
muhakkak değişip değiştirebilir. Mehmet Rifat Özbudun/Ankara
• Önce derginizle tanıştım, sonra seminerlerinize katıldım, şimdi de ben
Mersin’de hem dergi çıkarıyorum hem de seminerler veriyorum. Bu değişim değil de
nedir? Teşekkürler... Sabri Erdem
• Sebebini bilmiyorum, okumaya en fazla 2 dakika dayanabilen biriyim; hemen
bunalıyorum ve içim daralıyor. Fakat beyimin her ay başında heyecanla alıp eve
getirdiği Genç Beyin’i hiç değilse kendi isteğimle karıştırıyorum, bazı yazıları
(meselâ mizah sayfasını ve evlilikle ilgili yazıları) okuyorum. Fakat bu dergi
kocamı çok etkiledi, âdetâ genetik olarak değiştirdi! Aile huzurumuza çok olumlu
katkı sağladı. Sırf bu yüzden her elimi açtığımda size de mutlaka dua ediyorum.
Fadime Şenler
• (...) Şirkette bana “Bay Olumsuz” diyorlardı, şimdi “Azgın Bilge” diyorlar.
Değişimin türünü ve seviyesini siz değerlendirirsiniz umarım. Ferdi Taşdemir
• 55 kişilik şirkette haftasonu toplantılarında patron kimseyi konuşturmazken
bana 10 dakikalık söz hakkı veriyor, Genç Beyin’den toparladıklarımı
aktarıyorum. Ben de değiştim, patron da, herkes de... Ekrem L.
• Genç Beyin hayata bakışımı değiştirdi. Diyarbakır’da öğretmenim, mâlûm sebeplerden dolayı (klâsik Güneydoğu şartları) çok bezgin, kızgın ve yılgın biriydim. Bu dergi gözlerimi açtı, bakış açımı değiştirdi, problemleri fırsatlar olarak görmeye başladım. 3 yıl öncesine göre bugün daha mutlu ve başarılıyım. %100 gerçek bir tesbitim daha var: Eğitime katkı olarak buraya gönderdiğiniz onbinlerce Genç Beyin dergisinin, tek tek ellerine verdiğimiz kişileri de değiştirdiğine kesin kanatim var. Seçimlerde Doğu’nun sürpriz yapmasında insanların kendilerine ve hayata olumlu bakmalarının büyük payı var. Dolayısıyla Genç Beyin’in etkisi tartışılmaz. Toplum olarak felâket gözlüklerini çıkarmalı, ne yapabileceklerimize karar verip somut adımlar atmalıyız. Konuşmak kolay, icraat zor. Mümkün olsa da devletimiz aracılığıyla bütün Doğu insanının eline tek tek Genç Beyin verilse... Bakın işler ne kadar kolaylaşacak! Bu yörede 9 yıllık öğretmen olarak şahsî tesbitlerim bunlardır. Engin Yılmaz/Diyarbakır
• Bir işadamı dostumuza “eğitime katkı” fonundan ücretsiz gönderdiğiniz 2000 dergiden biri de bana ulaştı, Genç Beyin’le bu şekilde tanıştım. Kendim dershane sahibiyim, 4 şubemiz var. Proje anlamında zihnimde çok yenilik ve değişime sebep oldunuz. Meselâ yaklaşık 8 yıldır hiç somut bir yenilik yapmadığımızı farkettim. Hep aynı sistem, mantık, gidişat... Yenilik satar ve hakikaten çok önemli. Özellikle gençler için. Ferruh Sabri Öztemiz-Antalya
• Son dönem Türk toplumu değişime direniyor, alıştığı düzenin bozulmasını istemiyor. Genç Beyin’in bana katkısı, aile şirketimizdeki geleneksel kurallara fazla bağlılığımızı farkettirmek oldu. Şirketin başındaki isim babam maalesef, ailevî ve uhrevî engeller bulunmasaydı çoktan kendi markamı meydana getirmiştim. Rumuz: Baba A. Ş.
• (...) Eşimle, 26 yıllık hayat arkadaşımla çok zor yıllarımız oldu; birkaç defa boşanmanın eşiğine bile geldik. Genç Beyin sayesinde yaptığım durum değerlendirmelerinden sonra aslında çok sabırlı ve iyi niyetli biriyle evli olduğumu anladım. Bu bir değişimse, ki öyledir, önemli ölçüde değiştim. O. Ç.
• Halihazırdaki işimden ayrılıp daha iyi bir işe girmek istiyordum. Genç Beyin’deki bir yazıyla bu hırstan vazgeçtim, şu andaki işimde çok iyi noktalara gelebilmek için kolları sıvadım. Artık yaptığım işten zevk alıyorum, Mimar Sinan gibi işimi önemsiyor ve nimet biliyorum. Bendeki gelişmeye patron da şaşırdı, neler olduğunu merak etti, ben de kendisine Genç Beyin hediye ettim. Şimdi o da çok farklı bir patron: Paylaşımcı, merhametli, saygılı, anlayışlı, cesur, kararlı. Nevzat Girgin
• (...) Büyük oranda sizinle aynı düşünce yapısında değilim. Fakat Genç Beyin’de çok farklı ve başka dergilerde rastlayamadığım bir içtenlik hissediyorum. Sanki birisi bana samimiyetle yardımcı olmak için elini uzatmış... İşte ben de o eli geri çevirmedim, 2.5 yıldır okurunuzum. Beni henüz aksiyon olarak değiştirmedi ama zihinsel bakımdan daha elastikî bir hal aldığımı söyleyebilirim. Bu da bir değişimse, doğru, değiştim. Çünkü bir güç beni her ayın ilk gününde gazete bayilerine çekip Genç Beyin aldırtıyor. Kimse zorla yapmaz bunu... Katkılarınıza teşekkür ederim. Alparslan Dizdar/Samsun
• Dergimiz sadece beni değil, bütün aile fertlerimizi derinden etkileyip değiştirdi. 4 aylık kızımız Rahmet henüz bu cevherin farkında değil. İnşallah ona da miras kalmak üzere takım halinde Genç Beyin’i alıp kütüphanemize yerleştirdik. Bendeki temel değişim, okumaktan âdetâ nefret eden biriyken şimdi okuma delisi olmam... Eşimin aşırı sinirli hali yatıştı, oğlum Ahmet lise 2’de girişimciliğe soyunup bilgisayar malzemeleri dükkânı açtı. Şaka maka 2 eleman çalıştırıyor, ben hiç karışmıyorum, kendisi gayet iyi götürüyor. İhsan Aktaş/İzmir
• Gönderdiğiniz 1000 civarında dergiyi arabamın bağajına yerleştirip bizzat elden tek tek öğretmenlere, müdürlere, dershane hocalarına, işadamlarına, üniversite öğrencilerine dağıttım. Aldığım geri dönüşler mükemmel! İçlerinden biri ilginç: Karşımızdaki lisenin müdürü Aytekin Bey dedi ki: “Bu dergi insanı başarı ve mutluluktan yana mahv u perişan eder! Birşey ancak bu kadar dikkat çekici olur!” Ömer Yıldırım/Bursa
• Değişime inanmayan biriydim, “İnsan 7’sinde neyse, 70’inde de odur”
felsefesinden sapmazdım. Genç Beyin’le değişime inandım, şimdilik bendeki
değişim sadece bu inançtır. Umarım ileride uygulama anlamında da değişirim.
Abdullah Ersöz-Balıkesir
• Beyim yıllardır hemen hiçbir tavsiyemi tutmadı, “Ukalâlık yapma!” deyip
reddetti. Mehmet Bey diye samimî arkadaşı ona Genç Beyin hediye etmiş. O gün
bugündür (2005 Ramazan’ının 4’ünden beri) hiç değilse beni aşağılamıyor. Hatta
bir defa “Aslında senin çok hakkın geçiyor bana!” sözünü bile kullandı. Yani
gidişat iyi! E. D.
• Genç Beyin’deki yazılardan ilk zamanlarda çok rahatsız oluyordum, çünkü ne
kadar yamuk tarafım varsa hep o konulara emas ediliyordu. Bazen “Bu dergide beni
yakından tanıyan biri mi var acaba?” diye aklımdan geçirirdim. Tek gerekçesi
“samimî” olan üslûp ve yaklaşımınız sebebiyle (Her satırda bu kendini
hissettiriyor!) daha fazla direnmeyip değişim ve gelişime teslim oldum. Şimdi
çok iyi ve rahatım. A. H.
• Herkesin “kör” dediği sokakta 600 YTL işyeri kirası ödeyerek (Cadde üzeri 5-10
milyar lira!) yüksek ciro yapmamın Allah’tan, annemin ve eşimin dualarından
sonraki vesilesi Genç Beyin’dir. Cadde üzerinde dükkânı olanlar benim gibi kafa
yorup gayret gösterseler 10-20 kat fazla ciro yaparlar. İnşallah onlar da birgün
Genç Beyin’le tanışırlar! Remzi Aktürk-İzmir
• Çalışan bir anneyim. 2 küçük çocuğum var, babaanneleri bakıyor ama inanın
aldığım maaş burnumdan geliyor. Zaten maaş iş yolunda gidiyor, hatta ilâve etmek
durumunda bile kalıyorum. Açıkçası doğru dürüst aile yaşantımız yok, eşim “Kuru
ekmek yiyelim ama çocuklarla sen ilgilen!” diyor. O da haklı, ben de kendimce
haklıyım. Çünkü Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği’ni ikincilikle bitirdim,
uluslararası tecrübem var. Bu düşünceler içinde bocalarken Genç Beyin bazı
hayatî kararları vermemi hızlandırdı. 59. sayıda yer alan “Çalışan bir annenin
ibret veren çırpınışı” başlıklı yazıdan çok etkilendim. Dr. N. Ö.-İstanbul
• 12 yıldır, daha doğrusu boşanalı beri psikilojim bozuk; hatta psikiyatri
kliniğinde de yattım. Doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler fayda sağlamadı değil
ama kalıcı bir iyileşme olmadı. Genç Beyin’i gazete bayiinde gördüm, kapaktaki
bir başlık dikkatimi çekti: “Kendinizin psikoloğu olmanın yolları.” O sayı bana
gerçek bir terapi etkisi yaptı. Hayli toparladım kendimi... En azında bazı saçma
ve kötü düşünceler yaşamıyorum, kendimi hayli iyi hissediyorum. Neriman
Subaşı-Kocaeli
• Üniversitede az daha beni intihara sevkettirecek görevimden ayrılarak
Gaziosmanpaşa’da işyeri açıp ticarete atılmam Genç Beyin sayesinde yaşadığım
önemli bir değişimdir. Bilim adamlığını zaten Hak getire! Filim adamlığından
işadamlığına geçiş benim için yeniden doğuş gibi oldu. T. E.
• Bu inanılmaz dergide onca güzel, tutuşturan, ilgi çekici sayfa ve yazı varken
her ay Genç Beyin’i bayiden alır almaz 64. sayfayı okurum. Şaşıracaksınız ama
beni diğer yazılardan çok bu sayfadaki değişim örnekleri değiştirdi. Hep
başkalarını düzeltmeye uğraştığımı farkettim, halbuki işe evvelâ kendimden
başlamalıydım ve bu en garantili değişimdi. “Değişmez huyları değiştirme sanatı”
başlıklı son derece ilginç bir Genç Beyin seminerine özel olarak Yalova’dan
gelip katıldım. Hatip ısrarla ve sıklıkla gözlerimin içine bakarak konuşuyordu.
O akşam karar verdim ve: * Ukalâlığı, * Tenkidi, * Ertelemeyi, * Olumsuz konuşup
düşünmeyi, * Başkasından beklemeyi, * Bencilliği, * Rahatına düşkünlüğü, *
Patlamaya hazır bomba gibi en bariz kötü özelliklerimi önce farkettim, sonra da
azaltmaya başladım. Dikkat ediyorum, inadına bunlardan kaçınmaya çalışıyorum.
Bazen kuralları çiğniyorum ama %50-60 bir değişimden sözedilebilir. Suat
Ateş/Yalova
• Dergide gördüğüm “Şirkette birinci müşteri çalışanlardır, onların kalbini
kazanmadan diğer müşterilere ulaşılamaz” meâlindeki söz beni değiştirdi. Geçen
yıl şirkete bir nöbetçi koyup 23 kişilik ekiple 3 günlüğüne Akçay’a gittik,
beraber denize girdik, güneşlendik, dinlendik. Sahilde kumlara uzandığımız bir
saatte A takımımızdan İhsan Bey “Kalem kutularını neden dolu vaziyette
satmıyoruz?” şeklinde pat diye birşey attı ortaya... Ve firmamız için milat oldu
bu fikir... 2005’ten beri kalem kutularına öğrenciye gerekli herşeyi en
kalitelisinden doldurarak satıyoruz. 2.5 yıllık ciro farkı yaklaşık 15 milyon $.
Bunun üzerine daha bir aşka geldik, İhsan Bey arabayı kaptı: Volkswagen Passat
1.9. Tamamen şirketin hediyesi. Sonraki gelişmeleri de yazacaktım ama nazar
değmesinden çekiniyorum. Siz siz olun, şirkette birinci müşterileriniz olan
çalışanların kalbini kazanmayı ihmal etmeyin. Osman Yüter-İstanbul
• 16 yıllık öğretmenim ama son yıllarda mesleğimi tam anlamıyla severek
yapamıyordum. Genç Beyin’deki orijinal eğitim öğretim teknikleri mesleğe
bakışımı değiştirdi. Kişisel gelişimci gibi öğrencileri lif lif işlemeye
başladım; öğrencilerimden biri geçen yıl OKS’de il birincisi oldu ki, bu öğrenci
sınıfın en yaramazıydı. Değişince, odaklanınca, uğraşınca oluyor. E. K.
• Çevremden hep şu sözü duyar ve kendimi frenlerdim: “Kısmetinde yoksa olmaz,
boşuna uğraşma!” Genç Beyin’deki maneviyat ağırlıklı gelişim yazıları bakış
açımı değiştirdi. Elbette Allah herkesin kaderini tayin etmiş ama bizim elimize
de cüz’î bir cüz’-i ihtiyarî vermiş. Diğer ifadeyle vesile olmayı, sebep teşkil
etmeyi, seçme iradesini bize bırakmış. Aksi halde imtihanın hükmü kalmaz,
hepimizi ya cennete ya da cehenneme doldururdu; yahut insan ve dünya diye birşey
yaratmazdı. Bu zihniyet değişiminden sonra üstüste 3 defa girip kazanamadığım
üniversiteyi kazandım, nisbeten ileri yaşıma rağmen 2. sınıfa geçtim. Ayrıca
evlendim, bir dershanede rehber öğretmen yardımcısıyım. Hatta bir söz de buldum,
tamamen bana aittir: “Talihe kızanlardan tarihe geçene rastlanmamıştır!” Mehmet
Avcı-İzmir
• “Değişmek” kelimesiyle küs biriydim. Çünkü babam ve ailemin diğer ileri
gelenleri çok katı, memur zihniyetiyle yetişmiş kimselerdi; maalesef ben de
basmakalıp ve standart bir mantıkla yetiştim. Genç Beyin’le sanki beyin ve kalp
ameliyatından geçtim, yani tam bir operasyon geçirdim. Resmî eğitimlerim dışında
özel eğitimlere yöneldim, kendimi ve hayatı yeniden keşfettim. Rıdvan Namlı
• Beyim bana başkalarının yanında “bizimki” diyordu, şimdi “Özlem Hanım” diye
hitap etmeye başladı. Genç Beyin sadece onu değil, 6 kişilik ailemizin bütün
fertlerini değiştirdi. Meselâ ben artık beyimi “helâl kazanç” hususunda çok
sıkıştırıyorum; elbette kazancımız helâl hamdolsun ama dergide sıklıkla verilen
mesajlar dolayısıyla “şüpheli şeylerden kaçınmak” bakımından alârm vaziyetine
geçtik. Bir defa iş seyahati diye şirketin bütçesiyle hem işe hem tatile
gitmiştik, artık benzer fırsatlar çıksa da “helâl” hassasiyetinden dolayı
kesinlikle ve hemen reddediyorum. Çünkü o iş seyahati kılıfındaki tatilden hemen
sonra iki defa düşük yaptım, 25 gün hastanede yattım. Allah hepimizi haram ve
şüpheli kazançlardan korusun. E. Ç.
• Önce Genç Beyin Seminerleri’yle tanıştık; Yalova’dan seminer için özel olarak
İstanbul’a geldik. “Eşinizi DAHA İYİ nasıl tanıyabilirsiniz?” seminerinde beyler
ve hanımlar öylesine etkileyici tahlil edildi ki, beyime “nimet” olarak bakmaya
başladım; yani perspektifim değişti. İnsan eşinin birçok hayırlı, iyi, güzel
yanını normal zamanlarda görmüyor; ancak kafasını ellerinin arasına alıp
değerlendirdiğinde nimetlerin içinde yüzdüğünü anlıyor. Teşekkürler Genç Beyin!
V. A.
• Kendime bir kural koydum: Nasıl ki her ay mecburî olarak ekmeğe, peynire, ete,
yağa, pirince, bulgura, mercimeğe vs. belli bütçe ayırıyorum; maaşımın %10’unu
da seçkin kitapları satın almaya ayırmaya başladım. 4 ayda 100’e yakın faydalı
kitap aldım, büyük kısmını okudum, ailece okuyoruz. Midenin gıdası olur da ruhun
gıdası olmaz mı? Bize kitap alıp okuma alışkanlığı kazandıran Genç Beyin’i zaten
her ay içercesine okuyor, okutuyoruz. Okumazsak canımıza okurlar, okudular. Türk
insanının okuma alışkanlığı Genç Beyin’le değişti. Selami Esin
• Felâket haberleri, dedikoduları, komplo teorileriyle hiç ama hiç ilgilenmeme;
onları merak bile etmeme; tamamen kendi faaliyetimdeki başarıya odaklanma
yönünde büyük değişim yaşadım geçen yıl... Genç Beyin’i sözlüm bana hediye etti,
evlilikle beraber bende temelden değişim başlattı. Aynı değişimi herkese tavsiye
ederim. Çünkü vakit az, yapılacak işler çok! D. H.
• Lise edebiyat öğretmeniyim. Tek başına bir okul kadar problemli öğrencimiz
Yılmaz’a çaresiz kaldığım birgün Genç Beyin hediye ettim. İlgisiz davrandı ama
ertesi gün yanıma gelip o meşhur üslûbuyla “Hocam! Manyakça bir dergi bu ya!
Nereden buldunuz? İnsanı okuma delisi yapıyor! Hastası oldum!” dedi. Bunun
üzerine okuyup iade etmek üzere eski sayılardan da verdim, şimdi artık %85
itibariyle Genç Beyin sayılarıyla ilgilenip duruyor. Değişim adına çok önemli
bir adım Yılmaz gibi serâpâ problem biri ve bizler için... Mehmet Ünal-Manisa
• 13-14 yaşlarından beri kızımla hiç yıldızlarımız barışmadı; o hep muhalif ve
depresif, bense tavizsiz ve dediği dedik... “Genç kız yetiştirme sanatı”
başlıklı sayınız kızımla bizi barıştırıp buluşturdu. Bendeki değişim ona dikatör
bir baba gibi değil, arkadaş gibi yaklaşmak oldu. N. A.
• Genç Beyin’deki yazıları okudukça internette, TV’den, boş şeylerden soğudum.
Kendime geldim diyebilirim. Günde 16-18 saat internette olan arkadaşlarım var.
Bir nesil heba ediliyor maalesef... Gençler neden böyle oluyor? Onları gerçekten
meşgul edecek ilginçlikte faydalı şeyler bulunmadığı için... Genç Beyin’in bütün
gençleri, genç beyinleri az veya çok değiştireceğine inanıyorum. Ali Sılay
• Bende neler mi değişti Genç Beyin’le? Bazılarını sayayım: 1- Eskiye nazaran
daha az sinirleniyorum. 2- Erken yatıp erken kalkıyorum, seher vaktinde %90
itibariyle uyumuyorum. 3- İyilik yapma yeteneğim gelişti, durduk yere insanlara
bir faydam dokunsun diye çırpınmaya başlıyorum. 4- Başka faydalı kitapları temin
edip okumaya başladım. 5- İki yüzlü davranmalarımı azalttım. 6- TV’yi nokta
esaslı izliyorum; yani önceden hangi kanalda, neyi izlemem gerektiğini tesbit
ediyorum. 6- Sırf renkli gözleri için (Lens değil, orijinal!) ilgilendiğim
bayanın hiç ama hiç bana uygun bir hayat arkadaşı olamayacağına kesinlikle
inanarak bu sevdadan vazgeçtim (O henüz vazgeçmedi ama ben defteri %1000
kapattım!). 7- Annemle babam tartışırken asabîleşmiyorum, “Olur böyle vak’alar!”
deyip olay mahallini terkediyorum (İyi geçinmeleri için dua ediyorum, dualarım
da çok şükür hep kabul ediliyor, barışıyorlar!). 8- Oflu komşumuz olan hacı
amcayla söz dalaşına girmiyorum (Beni hâlâ çocuk sanıyor!). 9- Üniversite
sınavına tekrar gireceğim, işi daha bir ciddiye aldım, bol bol test çözüyorum.
10- Çok uzun aradan sonra babama ilk defa adam gibi sarıldım, o da beni
kucaklayıp alnımdan öptü! (Babam çok katı biridir, kasırfa gibi eserhep ama
yumuşatınca pamuk kalpli oluveriyor!). Furkan Demirci-İstanbul
• Yaklaşık 10 aydır okuyucunuzum, Genç Beyin’i her ay sabırsızlıkla bekliyorum.
Emeğinize sağlık, gerçekten dopdolu bir dergi. Aslında size bir konuda teşekkür
etmeliyim. Önceden çok agresif bir insandım. Gerçi hâlâ tam olarak bu eksikliği
giderebilmiş değilim ama Genç Beyin’le cidden kendimi frenlemeyi başardım. Belki
de geri dönüşüm diyebilirim. Herşeyde hissedilir bir değişme var. Bakış açım
tamamıyla değişti. Çok karamsardım, şimdi en azından biraz da olsa hayatıma ışık
düşüyor. Çevremdekilerle paylaşacak daha çok şeyim var. Dostlarımla beraber her
ay sizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Herşey için teşekkür ederiz. İyi ki varsınız!
Emine 18
• Yıllarını eğitime vermiş ihtiyar bir genç beyinim. İhtiyarım ama çok şükür
bahtiyarım! Küçük torunum Zeynep bu hazineyle beni tanıştırdı. Size bu mektubu
da o yazıyor şimdi. “Değer”i çok yüksek bir neşriyat yapıyorsunuz. Bakıyorum
“okuma” fiiline tamamen kapalı yeni gençliğe birşeyler okutmayı başardı Genç
Beyin... Zeynep, ağabeyi, annesi, babası, ben, bize gelip giden herkes heyecanla
okuyor. Hatta ilk okuyan olma tartışmaları kaçınılmaz hale geldi. Sizleri hem
tebrik ediyor, hem de hususî dualarımla kucaklıyorum. Daha birçok insan Genç
Beyin’le değişecek inşallah! N. S.
• Tepe yönetici olarak çalıştığım şirkette beni en tepeye ulaştıran başta Allah,
sonra annemin duâsı, sonra da Genç Beyin’dir. Bağımlılık meydana getiren çok
yönlü bir kaynak Genç Beyin... İnsanı akıl ve kalp olarak mıknatıs gibi çekiyor
her sayfasıyla... Böyle edebî cümleler kurmayı da 37. sayfa yazılarından
öğrendik. Bendeki en önemli değişim, sigarayı bırakmak ve problem çözme
yeteneğimi geliştirmektir. Eskiden problemlere kızıyor, bağırıp çağırıyor, iyice
felâket rüzgârları estiriyordum; şimdi en kritik problemi bile bol alternatifli
olarak 5 dakikada çözebilirim. (...) Behiç Güven
• Biraz sert bakışlı, kalın kaşlı, uzun yüzlü ve gözlüklü biri olduğum için
herkes beni itici bulurdu. Ben de bunu ahlâkî bir meseleymiş gibi algılar,
kendimi yalnızlığa mahkûm ederdim. Genç Beyin’deki birçok yazı vesilesiyle
kendime ve hayata bakışım değişti, sîretime ve sûretime renk ve neşe geldi.
İnanır mısınız, çevremdekilerden yüzüme estetik yaptırdığımı iddia edenler bile
çıktı. Evet, Genç Beyin estetiği yaptırdım. Herkese de tavsiye ederim efendim!
Serdar İnan
• (...) Beyim seminerlerinizle ve derginizle tanıştıktan sonra muazzam bir
değişim yaşadı. Beni ve ailesini daha bir ciddiye alır oldu. İlk defa bana çiçek
alması, “Seni seviyorum!” demesi, sürpriz yapıp bizi dışarıda yemeğe götürmesi,
tatile çıkmamız, çocukları alıp dolaşması vs. Genç Beyin’den sonra yaşadığımız
güzelliklerdir. Eğitimin, okumanın, dinlemenin önemi işte! Rüyamda dahi
göremeyeceğim uygulamalara şahit oldum. (...) Rumuz: Sema
• Genç Beyin beni kendimle tanıştırdı, iyilik olarak bu yeter bana! Ö. A.
• Mimarım. Zor beğenen, kılı kırk yaran, aşırı inceleyen, iciğini biciğini
çıkaran biriyim; daha doğrusu “biriydim.” Genç Beyin’i bir müşterim sayesinde
tanıdım; Ahmet Yurtseven Bey’e bilvesile teşekkürlerimi sunarım. İtiraf edeyim:
Eşim, arkadaşlarım, çevrem “zor” ve “aşırı hassas” bir tip olmamdan dolayı çok
çektiler benden... Genç Beyin’deki hemen her yazı beni beyin ve kalp olarak
dürtükledi, hatta iğneledi. Nasıl iğne yersiniz, ağrınız sızınız geçer; ben de
Genç Beyin iğnesi vuruldum diyebilirim. İ. H.
• Değiştiğimi nasıl anladım? Herkesin bana kaba saba değil, kibar davrandığını
gördüm. Demek ki çevreniz sizin aynanızdır, aynadaki görüntünüze kızmak yerine
değişimi yakalayın. Genç Beyin’in çok yüksek bir harekete geçirme gücü var.
Meselâ takip ettiğim başka birçok yayında bu etkinin onda birini göremiyorum.
Süleyman Gök
• Öğrencilerimden biri aşırı sinirlenip bütün sınıfı fırçaladığım o talihsiz
derste cesaretini toplayarak bana dedi ki: “Öğretmenim! Özür dileyerek birşey
söyleyeceğim, lütfen beni yanlış anlamayın. Bazen sınıfça sizi üzüyoruz ama
unutmayın ki; aslında siz bizi eğitiyorsunuz, biz de sizi... En iyisi iki
tarafın da birbirine faydalı olması için gelin sinirlenmeyelim, kızmayalım!” Bu
uyarıdan sonra Genç Beyin’in de tesiriyle %60-70 oranında değiştiğimi
farkediyorum. Tahir Yüce
• Kötü alışkanlıklarımı “en kötüler” ve “kötüler” diye 2’ye ayırıp listeledim.
Bu sistematiği Genç Beyin’deki bir yazıdan öğrendim. Benim için çok faydalı
oldu. Fotoğrafı karşımda net halde görmek operasyonu kolaylaştırdı. “En kötüler”
listesindeki 8 madde 5’e düştü, “kötüler”deki 27 madde 22’ye düştü. Sakın
küçümsemeyin! Bu gelişme ve değişme 52 yıllık alışkanlıktan sonra kazanılmış
büyük bir zaferdir. İçimdeki rahatlığı, ruhumdaki ferahlığı anlatamam!
Operasyonlarım sürüyor, 2007 sonunda 2 listeyi de temize çıkarmaya kararlıyım.
“Alışkanlıkların zincirleri önce duyulamayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak
kadar güçlü olurlar” diyor Benjamin Dizraelli. İnşallah hedefime ulaşırım. Siz
de deneyin! Y. K.
• Birçok insan değişmek istemediği için değişmez. Bunu farkettim Genç
Beyin’le... “Zorla güzellik olmaz” demiş atalarımız. 650 atasözün yer aldığı “il
il atasözleri” yazısından bana bakan 15 atasözü çıkardım. Herkes bunu yapmalı
bence... Seçtiklerimi çıktı alıp panoma astım. Zihnimde değişime karşı istek
belirdi. Baktım bana birşeyler oluyor, hareketlilik var. Çok kullandığınız
ifadeyle “tutuşmuşum.” Derken tutuşturmalar geldi peşi sıra... İnsan değişime
inanınca çevresini daha kolay değiştiriyor, çünkü iyi model olma mecburiyeti
doğuyor. Nevzat Üstün
• Kendimle başbaşa kalmayı, nefis muhasebesi (otokritik) yapmayı öğrendim. Bence
asıl mesele budur. İnsan kendini dinleyip sorgulayabildiği sürece gelişir,
tekâmül eder. “Kişisel gelişim nasıl uygulanır?” başlıklı 34. sayınız bendeki
değişimi ateşledi. T. A.
• Değişim lâfını kuru bir edebiyat olarak görüyor, değişimi çok dayatan olursa
“Can çıkar, huy çıkmaz” atasözünü söylüyordum. Birgün Genç Beyin’de “İnsan
değişmez, değişemezse Allah 124 bin peygamberi ve 124 milyon evliyayı (ruh
mimarını) neden gönderdi o halde?” sorusuyla karşılaştım. Bu hakikaten
önemliydi. Demek insanların gidişatlarını hayra yönlendirmek için Allah
böylesine önemli şahsiyetleri tabiri caizse birer uzman olarak göndermişti.
Nitekim birçok insan onlar sayesinde değiştiler, kızını diri diri toprağa gömen
canavar ruhlar karıncayı bile ezemez derecede merhamet âbidesi oldular. Peki,
ben nasıl değiştim? İnatçı biriyimdir ama sayenizde önce değişime inandım; sonra
da eşimin başıma belâ biri değil, hayat arkadaşım olduğunu keşfettim. Kendisine
dedim ki: “21 yıllık evliliğimizde bütün problemlerin kaynağı benim, sana çok
çile çektirdim, hakkını helâl et!” O da sanki hiçbirşey olmamış gibi “Helâl
olsun hayatım!” dedi. Şimdi çok farklı bir koca ve babayım. 17 yaşındaki kızım
Esra boynuma ilk defa Genç Beyin’den sonra sarıldı, benimle şakalaşmaya başladı.
Halbuki evde her an patlamaya hazır bomba yahut dinamit gibi biriydim, etrafıma
kimseyi yaklaştırmazdım. Geçen günlere yazık! İki günlük şu fanî dünyada hayatı
kendine ve başkalarına zindan etmenin ne faydası var ki? Sözün özü: Ben bile
değiştim ya, inanın herkes değişebilir! N. A.
• (...) Yani ortaya şu çıktı: Şirkette herkes yemekte, molalarda, kendi
aralarında patronun (benim) aleyhimde konuşuyormuş. Elbette dedikodu ve gıybet
çok kötü birşey ama buna büyük ölçüde ben zemin hazırlıyormuşum meğer... Genç
Beyin’in bana farkettirdiği şey buydu. Derhal bilgisayarda isim belirtilmeyen
bir anket düzenledim, herkesin şirketle ilgili bütün sıkıntısını tarafsız ve
sansürsüz yazmasını istedim. Gerekli çözüm yollarını belirtmelerini de şart
koştum. Öyle tesbit ve eleştiriler geldi ki! Hepsini listeledim, bir hafta
kendimle başbaşa kalıp bunları iç dünyamda yorumladım. Bana bakan eksiklerimi
tesbitten sonra değişim için düğmeye bastım. Çeşitli yeni ve motive edici
uygulamalar başlattım. Aradan 4.5 ay geçti. Aynı tarafsızlıkta ve sansürsüz bir
anket daha yaptık. Sonuçlar %100 farklıydı. Ben değiştim, yöneticilerim değişti,
elemanlar değişti, hatta müşteriler bile değişiyor. Bu anket sorularına ulaşmak
isteyenler “Çalışan memnuniyeti anketi” diye arama yapabilirler. (...) K. Ö.
• (...) Çok çilekeş bir ev hanımıyım, Genç Beyin’i ÖSS’ye hazırlanan büyük oğlum
alıp eve getiriyor; dershane hocaları tavsiye etmişler. Derginin oğlumdan fazla
bana faydası oldu. Bir yazıda geçen “Beyinize problem çıkarma hakkı tanıyın!
Yoğun iş hayatı stresinde buna ihtiyacı var!” gibi bir cümle geçmişti. “Fesübhanallah!”
dedim, müsade ettim, hatta sükûnetli zamanlarında bile eşime “Bugün hiç problem
olmadın canım! İstersen biraz problem çıkar!” diye takıldım. Bu sözüm üzerine
birkaç gün durgunlaştı, bana filozofvarî bir edayla yan yan bakmaya başladı.
Sonra büyük ölçüde değişti, sakin ve kendi halinde biri oldu. Allah nazarlardan
saklasın! S. Y.
• Artık konuşurken kırıcı olmamaya çalışıyorum, en son söylenecek sözü en başta
demiyorum, kendimi frenliyorum. Çok zor ama insan biraz dikkat ederse alışıyor.
Mehmet Yaman
• Başaramadığı herşeyi eleştiren, eli yetişmediği üzüme koruk diyen bir yakınım
Genç Beyin diye bir dergi yayınlandığını; bunu çıkaranların kafayı yemiş
olabileceklerini söyledi. Ben de “Eğer bu adam böyle söylüyorsa, o dergi eminim
çok faydalıdır!” diye düşünüp gazete bayiinden 12. sayıyı aldım. Herşey tam da
tahmin ettiğim gibiydi. “En etkili sevgi sözleri” başlıklı sayınızdan bu yana
sımsıkı bir Genç Beyin fanatiğiyim. Bu sürede sigarayı bırakarak “birinci sınıf
insan” kategorisine geçtim. Amerika’da sigara içenlere 2. sınıf insan muamelesi
yapıyorlarmış. Üniversiteyi bitirdikten sonra ne iş bulabilmiş, ne iş
kurabilmiş, ne de evlenebilmiştim. Bakırköy’de ilk havlu ve bornoz dükkânımı
açmama Genç Beyin sebep oldu. Şu anda önemli bir havlu markasının bölge
bayisiyim. Masrafları çıktıktan sonra aylık 7-8 milyar lira kazanıyorum
(Maşallah!). Genç Beyin bende gizlenmiş, hatta çürüyüp ölme noktasına gelmiş
yetenekleri tutuşturdu. Herkese tavsiyem: Ne yapacağını bilmeyen, çaresiz,
kararsız, cesaretsiz, özgüvensiz, ödlek tiplere Genç Beyin verin; gerisine
karışmayın. Ramazan Üstündağ / Soma-MANİSA
• Gıcık biriydim, insanlar benden kaçıyorlardı. Konuşmaya başlayınca herkes
toparlanıyor, en sıkı ardakadaşlarım bile “Bir yere yetişmem lâzım!” diyerek
yanımdan ayrılıyorlardı. Abdülkadir Akgündüz Bey’in “hitabet ve diksiyon”
semineri hayatımda milat oldu. Genç Beyin’in “etkili hitabet özel sayısı”nı da
okuyunca çok değiştim. Dergideki birikimi iyice hazmedip çevremdekilere ufak
ufak anlatmaya başlayınca çevrem yenilendi ve değişti. Şimdi ben konuşunca bir
yerlerden kalem kâğıt bulup not alanlar bile oluyor. Gıcıklığıma son veren,
mıknatıs gücümü artıran Genç Beyin’dir. Adem Yaman
• Öğretmen ve öğrencilerden soyutlanmış bir okul müdürüydüm; şimdi aynı öğretmen
ve öğrencilerle maç yapabiliyor, satranç oynayabiliyor, pikniğe gidebiliyor,
kırlarda güreş bile tutabiliyoruz. Genç Beyin’deki bir yazı önce beni kızdırdı,
sonra da düşününce anlatılanlara hak verdim. “Çalışmayan eleman yoktur, onları
çalıştıramayan müdür vardır.” Bu söz değişimimde anahtar cümledir. Rumuz: 42
• Bedensel engelliyim. 6 yıl önce yüz felci de geçirdiğimden kimse bana bakmak
istemiyor, dernekte bile yalnızlığa itiliyordum. Dinî bilgilerim olmasaydı
çoktan hayatıma son vermiştim. Fakat ben bu canı Allah’ın bana verdiğine, alacak
olanın da ancak ve sadece Allah olduğuna bütün kalbimle inanıyorum. Şayet bu
halime sabredip şükredersem, isyan ve itiraz içinde bulunmazsam çok büyük
mükâfatlar kazanacağımı biliyorum. Genç Beyin’i dernekte tanıdım, dernek
başkanımız Celâl Bey tavsiye etti. Bu dergi hayatla aramda kablo görevi yaptı.
Genç Beyin’den aldığım elektrikle içim dışım aydınlandı. Kişisel gelişim dergisi
olmakta öte bir dergi Genç Beyin... Şimdi kimsenin benimle ilgilenmiyor olmasını
önemsemiyorum. Böyle davranınca daha fazla kişinin bana yakınlık kurduğunu
farkettim. Bu halimle daha nice uzun ömürler yaşamaya hazırım ve razıyım.
Necmeddin Tunç
• Karakter testlerinizden çok düşük puanlar alıyorum, en kalitesiz gruba
giriyorum. Başta çok sinir oluyordum, baktım ki gerçek buymuş. Zor oldu ama
kendimle yüzleştim sonunda. N. İ.
• Şirkette ekip arkadaşlarımla uyumlu çalışmama vesile, Genç Beyin’dir. Bir
uzman, danışman, arkadaş, dost deseydi reddedip inatlaşacağım hususlarda Genç
Beyin tereyağından kıl çeker gibi herşeyi halletti; yamukluklarımı düzeltti.
Eskiden dünyanın en cins ve gıcık elemanlarıyla çalıştığımı düşünürdüm, şimdiyse
zavallı arkadaşların dünyanın en cins ve gıcık patronuyla çalışmaya
çalıştıklarını düşünüyorum. Herkesten helâllik almalıyım, özür dilemeliyim.
Hakikaten çok çektirmişim onlara... Sinan Üstün
• Katıldığım 3-4 seminer sonunda şunu farkettim: Acayip tembelim! Elâlem beni
çalışıyor sansa da aslında işyerine gezmeye gider gibi gidip gelen, firmaya
somut birşey katamayan, bedava internet ve eğlencenin üzerine bir de maaş alan
biri olduğumu %100 netlikle gördüm. Hesapladım, firma sahibi Necdet Bey’e 6
yılda boş geçen günler için 35 bin YTL borçluyum. Ben böyle düşünecek, bunları
yazacak adam mıydım Allahım? Düne kadar kendimi çok çalışan biri olarak
görürdüm. Allah beni de, benim gibi “çalışan tembeller”i de ıslâh etsin. Rumuz:
Ali
• Psikologlar yapmaz benim yaptığımı ama saklamaya gerek yok: 2. evliliğim de
yürümedi, psikolojim inanılmaz derecede bozuk! Birikimim beni huzurlu etmeye
yetmiyor. Bu düşünceler içinde kıvranırken çocukluk arkadaşım Metin Genç Beyin
diye bir dergi verdi elime... İlginçtir, o sayıda yer alan yazıların hepsi benim
problemlerime çareler ihtiva ediyordu. Çok şaşırdım. Dergi beni şöyle
değiştirdi: “Muhabbetinize akıl katın! Akıl katılmamış muhabbetler insanı akıl
hastanesine götürür.” Tıpkı bende olduğu gibi... 2 evliliği de aynen böyle
yaptım. Hani 17 Ağustos 1999 depreminde ağır hasar görmüş, hatta yıkılma kararı
çıkan binaları rüşvetle makyajlayıp yepyeni diye satarlar ya! Ben de böyle
birilerine inandım; makyaj silinince, küçük sarsıntılar yaşanınca bina yıkıldı.
Abdülkadir Akgündüz Bey’le özel görüşmem, konuşmam lâzım. Anlayacağınız,
yangınlardayım. H. T.
• Sigarayı bıraktım, biraz asabîleştim ama “Öfkeye hakim olma yolları”
seminerindeki notlar beni hayli frenledi. Henüz tam değişmedim, lâkin irademe
hakimiyet için direniyorum. B. H.
• Bazı sebeplerden dolayı lise, üniversite eğitimim aksadı; depresyondaydım
resmen... Psikologlara filân da gittim, intiharı düşündüm ama denemedim çok
şükür... Genç Beyin’i tanıyınca asıl ve önemli meselenin kendini yetiştirmek
olduğunu keşfettim. “Köşe taşı yerde durmaz” sözünden etkilendim, kendimi daha
iyiye dönüştürebilirsem bunun Allah ve kul nezdinde mükâfatsız kalmayacağına
içtenlikle inandım. Annemin ifadesine göre “yeniden doğdum.” Rumuz: Şeyma
• Kendi işimi kurdum, olmadı; eski işime geri döndüm. Sonra tekrar girişimciliği
denedim, yine olmadı. O zamanlar Genç Beyin’e kızmıştım. 3. denememde tuttu,
şimdi süt mâmullerinde marka olma yolunda ilerliyoruz. Beklemeyi bilen kazanır.
Engin Köse
• 44. sayısında tanıştım Genç Beyin’le, hayata ve insanlara kızgın biriydim;
şimdi kendime kızıyorum ve eksiklerimi hızla telâfiye başladım. Yaşım 41, biraz
geç de olsa kendime geldim. Bu dergi keşke 20 yıl önce elime geçseydi! C. Y.
• İlköğretim okulu öğretmeni eşim Türkân Hanım sayesinde tanıştım. Eşim dergiyi
okumuyor, hazine avcısı gibi didik didik ediyor. Şayet bana aktardıklarını
öğrencilerine de veriyorsa, o çocuklar geleceğin harikaları olurlar. Mehmet
Sezgin
• Bunu yayınlarken adımı apaçık şekilde yazın, çekinmeyin; herkes kim olduğumu
bilsin! Çünkü artık ben eski ben değilim: “Bir Selami var Selami’de, Selami’den
içeru.” Artık günlük hayatı yaşarken içimden biri dakika başı karşıma çıkıp “Dur
ve düşün!” diyor bana. Yanlış yapmama, kaytarmama izin vermiyor. O kişiyi bana
musallat eden Genç Beyin’dir. Hayırlı ve uzun yaşayınız, benim gibi daha
nicesini koskoca tıbbı okuduktan sonra sarsınız. Cerrahın elinde neşter neyse,
Genç Beyin de öyle aynen... İyi operasyonlar! Dr. Selami Zengin
• Kütüphanesine 36 yıldır en seçkin kitapları dolduran, son sayımda 7.368
kitabın ismini bilgisayara da geçen emekli öğretmenim. İster inanın, ister
inanmayın; Genç Beyin’le tanıştıktan beri (yaklaşık 1 yıl) neredeyse hiç kitap
okuyamıyorum. Çünkü bu dergi “okuma” adına birçok şeyi sunuyor zaten... Şunu
söylemek için yazdım: Günümüz insanı benim gibi zengin bir kütüphane
oluşturamayabilir; Genç Beyin’i takip edip okursa bilgi, tecrübe ve uygulama
ihtiyacını fazlasıyla giderir. Av. Süleyman Güler
• Lütfen Türkiye’de yayınlanan aylık, haftalık vs. dergilere bakar mısınız?
Baştan sona okunacak ve okunması halinde sizi tutuşturacak kaç yazı
bulabilirsiniz bütün dergide? Bir de Genç Beyin’e bakın! Şayet bu mail’i
yayınlarsanız okuyanlar beni yanlış anlamasınlar, son derece bîtaraf söylüyorum:
Genç Beyin adı “dergi” diye geçen diğerlerine göre inanın 5 YTL değil, en
mütevazı hesapla 50 YTL eder rahatlıkla... Bir de çok titiz ve gayretli bir
ekibin yayınladığı belli; gidip bayiden almak kolay da, her ay böyle bir servet
hazırlamak kimbilir ne kadar emek ister! Ali Ersoy
• 600 YTL maaşla çalışan bir tekstil işçisiyim. Genç Beyin’i patronun odasında
gördüm, o sayıyı (36. sayı) bana hediye etti; sonrakilerini her ay kendim gazete
bayiinden alıp eve götürüyorum. Yetişkin 2 oğlum, 2 kızım var. İsteyerek, can u
gönülden Genç Beyin’i her ay okuyorlar. Çok küçük bir bütçeyle her ay eve sanki
bir kütüphane götürdüğümün farkındayım. Fakat bizim patron alıyor ama okumuyor
ki değişsin, düzelsin! Keşke o da faydalansa bu dergiden... Allah ıslâh etsin!
Rumuz: Iğdırlı
• Şimdiye kadar 35-40 kişiyi Genç Beyin’le tanıştırmışımdır. Karşılaştığımızda
hepsi de benim bu iyiliğimi asla unutmayacaklarını söylüyorlar. Rıza Palamut
• 48. sayı hakikaten tam değişim için hazırlanmıştı sanki... “Değiştiren 65
söz”den 53’üncüsünü çıktı alıp panoma astım: “Ulaşmak istediği hedefi olana yol
vermek için bütün dünya ayağa kalkar.” Şimdiye kadar hep fırsatların ayağıma
gelmesini, adresimi bulup kapımı çalmasını beklerdim. Bunun hatalı olduğunu tam
farkettim ve artık kendim fırsat kapılarını zorluyorum. Eşim de seminerlerinizin
tamamına katılmış, “Bu kadar değişeceğimi tahmin etmezdim!” diyor. Sanırım bu
başarı dergideki samimî gayret atmosferinde yatıyor. Her sayının nasıl bir
inançla, içtenlikle hazırlandığını her satır bas bas bağırıyor. Genç Beyin 50.
değil, 50 bininci sayılara da ulaşacak inşallah... M. Hilmi Karataş-İskenderun
• Genç Beyin beni değiştirmedi, allak bullak etti. Bu bulanıklık dupduru bir
berraklığın habercisi. Allah bütün emeği geçenleri kem nazarlardan saklasın.
Bendeki son değişim, TV’nin düğmesinin yerini öğrenmek oldu. Artık kumanda beni
değil, ben onu kumanda ediyorum. Açık söyleyeyim, 8-9 saatten 2 saat civarına
düştü TV’yle beraberliğim. Büyük başarı benim için! Hedefim yarım saat!
Böylelikle nelere vakit bulmadım ki? Okumaya, sohbete, gezmeye, uyumaya, özel
eğitimlere... Cidden de “Televizyonlu odadan televizyonsuz odaya geçmek
hicrettir!” sözü doğruymuş. Kenan Özbek
• Dergiyi alınca bu bölümden başlıyorum okumaya. İnsanlar nasıl değişmiş, merak
ediyorum. Çünkü bilgi çok ama değişim (uygulama) yok denecek kadar az. Adam
sağlıklı zayıflama ve diyet kitabı yazmış, kendisi 70 kilo olacağı yerde 105
kilo. Hatta 15 kiloyu kitabı hazırlarken aldığını belirtiyor önsözde. Bendeki en
son değişim şu: Seviyeli arkadaşlarla 5 kişilik grup oluşturduk; Çanakkale’ye,
Edirne’ye (Selimiye’ye), Konya’ya, Bursa’ya, Göynük’e gittik. Bu ziyaretlerimiz
yurtiçinde ve dışında sürecek. S. Y.
• Gün içinde çok gıybet eden, 2 kişi biraraya geldik mi ölü kardeşinin etini
yemeye başlayan biriydim. Bu çok kötü özelliğimin farkındaydım ama dilime hakim
olmayı başaramıyordum. Genç Beyin’deki yazılar, özellikle büyük insanların
hatıraları ve öğütleri içimde dinamitler patlattı. Şimdi benim yanımda kimse ölü
kardeşinin etini yemeye cesaret edemiyor, hemen müdahalede bulunuyorum.
Söylenmez belki ama bu kötü alışkanlığı tamamen bırakalı 42 gün oldu, geçen
akşam Fatih Sultan Mehmed’i rüyamda gördüm; yüce fatih bana Kur’ân hediye etti.
İnsan kendini düzeltmeye başlayınca içi, dışı, bütün zerreleri bayram ediyor;
yepyeni sayfalar açılıyor. R. E.
• Belki inanmazsınız ama burada sıralayıp sizi de şahit tutmak istemediğim
birçok huyumdan Allah’ın izni ve Genç Beyin’in vesile olmasıyla vazgeçtim. Beni
bu dergiyle tanıştıran nişanlıma teşekkürü borç bilirim. Artık o çok talihli,
hiç değilse en kritik kötü huylarını terketmiş biriyle hayat arkadaşı olacak!
Onu da tebrik ederim, kendimi de... Tabiî bu arada “motivasyon makinası”
dergimiz Genç Beyin’i de... R. Y.
• Öğretmenler odasında, tarih öğretmeni arkadaşımız Enes Bey’in elinde görerek
tanıdım Genç Beyin’i... Bende özellikle üniversiteyi bitirip öğretmen tayin
edildikten sonra başlayan “Artık öğrenmem gerekenlerin büyük kısmını öğrenmiş
bulunuyorum, bundan böyle dergiyle kitapla fazla oyalanmayayım!” şeklindeki son
derece tehlikeli zihniyeti temelinden söküp atan dergidir Genç Beyin... Meğer
daha yemem gereken çok fırın ekmek varmış! S. A.
• Bu ilginç dergi bana değişimi ileri düzeyde savunduğum halde aslında kendimin
değişime müthiş şekilde direndiğimi, yani değişmek istemediğimi farkettirdi.
Birçoğumuz böyle değil miyiz? Biliriz, söyleriz, uyarırız ama kendimiz
uygulamayız! “Türkiye’de eğitimcilerin eğitime ihtiyacı var!” denir ya hep...
Ben de bunu değiştirerek söylemek istiyorum: “Türkiye’de kişisel gelişimcilerin
kişisel gelişime ihtiyacı var!” İstisnalar hariç, durum böyle maalesef...
Beyefendi “kişisel gelişim uzmanı / NLP eğitmeni” diye kart bastırmış; fakat
günde 3 paket sigara içiyor, ikinci eşinden de ayrılmış, at yarışı oynuyor,
günde 7-8 saat TV seyrediyor vs. Genç Beyin’de “kişisel gelişimcilerin kişisel
gelişimi” başlıklı bir yazı bekliyoruz. Aksi halde “Himmete muhtaç bir dede, /
Kaldı ki gayrıya himmet ede!” durumu var. N. Ç.
• Dergideki yazıları öncelikle çok samimî bur üslûpla hazırlanmış buldum, bu
samimiyet beni uygulama yönünde çok etkiledi ve değiştirdi. Kimya öğretmeniyim,
Kimya-yı Saadet’i de iyi okudum. Şunu gördüm ki, insanın kimyasında temel
element motivasyon... Yani itici güç olmaz, hocamın ifadesiyle “şiddetli arzu
uyandırmazsanız” sonuç alınmıyor. Yılmaz Uzundere
• Genç Beyin’i büyük oğlum eve getirdiğinden beri 12 yaşındaki kızım ansızın
odama girip “Babacığım, nasılsın?” diye boynuma sarılmaya başladı. Kızım
delicesine Genç Beyin okuyor. Demek ki çok etkilenmiş, babasını ancak keşfetmiş.
Niye “ancak” diyorum; çünkü çok içe kapalıdır ve sosyal ortamları, adımları hiç
sevmez. Sadık Aloğlu
• Kızgınlığıma hükmetmeme bu dergi vesile oldu diyebilirim. Parlayınca,
sinirlenince herkese ve herşeye büyük zarar veren biriydim; şimdi yine zararlı
oluyorum ama hızım %45 azaldı. Yani kendimi az da olsa kontrol edebiliyorum.
Ömer Öndeş
Kendi işinizi kuracaksanız, bu özel seminere katılın!
• Burada yazıp başkalarını da şahit göstermek istemeyeceğim çok ama çok kötü bir
alışkanlığımı Genç Beyin sayesinde tamamen terkettim. 2.5 yıl geçti, o kötü
alışkanlığa hiç tevessül etmedim. Hayatımda bu derginin yeri ve önemi büyüktür.
Halil İ. Yıldız
• Hayatımdaki hiçkimse beni Genç Beyin kadar derinden etkileyip değiştiremedi.
Derginizle zihniyet değişimi yaşadım, herşeyimle yeniden yapılandım. 1.5 yıldan
beri şahsî, aile, sosyal ve iş hayatımda başlattığım bu gelişim ve değişimi
ömrümün sonuna kadar artarak sürdürebilmeyi umarım. Tuğrul Güntekin
• 9 yıllık eşim sıklıkla boşanmaktan bahseder, bunu sıradan bir kelime gibi
telâffuz ederek beni âdetâ çileden çıkarırdı. Bir sayınızda aynen bu konu
hakkında eşler uyarılmış, “herşeye ama herşeye rağmen mutlu olmak” için
çabalamak gerektiği belirtilmişti. Enteresandır, iletişim mezunu eşim bu yazıdan
çok etkilendi ve artık boşanma kelimesini ağzına sakız yapmaktan vazgeçti,
ikidebir “aslında nimetler içinde yüzdüğümüze, iki günlük dünyada neyi
paylaşamadığımıza” vurgu yapıyor. Yani şikâyetçilik yerine şükür ifadeleri
kullanıyor. 8.5 aydır böyle... İnşallah devam eder. M. L.
• Sigarayı Genç Beyin’deki ısrarlı yazılar üzerine bıraktım, 10 ay oldu ve şimdi
sigara dumanından nefret ediyorum. Sigara içenlere âcil ve klinik vak’a gibi
bakıyorum. Allah onları da bu illetten kurtarsın. Fikret Kandemir
• Genç Beyin’de bir farklılık var, insanı hamur gibi yoğurup şekillendiriyor. 32
yıllık ömrümde çok dergi tanıdım, fakat Genç Beyin’deki “itici güç olma”
özelliği bambaşka... İnsanı gerçekten “tutuşturan” bir dergi... Eeee, tutuşunca
da bu sefer başkalarını tutuşturmak istiyorsunuz. Mahmut Keskin
• Damadım derginiz sayesinde işini kurdu ve ilerletti. Şimdi 14 personel
çalıştırıyor. Başlarda ben de maalesef şöyle düşünmüştüm: “Bu dergi de insanı
hazır maaşından ediyor, maceralara sürüklüyor!” Yani biraz sitemliydim size...
Fakat şimdi bakıyorum, ne büyük bir hayır olmuş bizim için... M. Latif Önder
• Eşime, çocuklarıma, aileme öncelik vermeyi Genç Beyin’le keşfettim. Kendimizi
aldatmayalım: Birçok işadamı, çalışan, müdür, işçi vs. bizi ruh ve beden sağlığı
yerinde olarak geleceğe taşıyacak yegâne gemiyi bakımsız bırakıyoruz. Beyler ve
hanımefendiler! Ailenizi yeniden keşfedin, huzursuz kalmayın! Engin Gürsoy
• Korkağın tekiyken risk adamı olup çıkmamda Genç Beyin’in %82.7 payı var. R. B.
• Nasıl değiştim biliyor musunuz? Yıllardır hep beraber olduğum pasif muhiti,
yani çevremi değiştirdim; değiştim! İşin sırrı buymuş, boşuna yorulmayın! Çünkü
kafanızın, kalbinizin, zihniyetinizin değişmesi çevreye bağlı. E. M.
• 8 yıldır küs olduğumuz üst komşumuzla Genç Beyin’den aldığım birikimler
vesilesiyle barıştım. Umreden gelmişlerdi, hoşgeldine gittik. 8 yıllık bütün
buzlar 8 dakikada eridi. Siz de bu tür küskünlüklerini hemen bitirin, yeniden
doğmuş gibi rahatlayacaksınız. İsmail Taşer
• 21 yıllık hayat arkadaşım, sevgili eşime her cuma hediye alma alışkanlığı
kazandım. Öğrendim ki, erkeklerin basit görüp önemsemedikleri küçük bir hediye
hanımların kalbini fethetmeye yetiyormuş! Tayfun Yenice n Evimize mantar pano
aldık, maşallah üniversite gibi işliyor. Ailece birçok birikimi oğlumun ve
kızımın çeşitli yerlerden bulup panoya astıkları yazılardan edindik. Çok motive
edici oluyor. Denemenizi tavsiye ederim. Toplam 20 YTL’lik bir yatırım! Değmez
mi? Kâmuran Çevik
• Saldırgan ve aşırı kızgın kişiliğimin yatışmasında, kısmen uysal biri olmamda
“Asabîlerle nasıl geçinilir?” sayınızın payı yüksektir. Engin Çetin
Genç Beyin dergisi ve seminerleriniz İstanbul’da 1500 civarında olan aile
çevremizde tıpkı bir üniversite görevini ifa etti. 1500 akrabamızın yarısından
çoğu Genç Beyin’i her ay alıyor; sizin ifadenize göre tutuşuyor ve tutuşturuyor.
Hemen söyleyeyim: Eskişehirli’yiz. Mehmet Gürünlü
• www.gencbeyin.org sitenizde Genç Beyin’in kapaklarını tek tek inceledim,
“Telefonda satış” sayısını (27. sayı) gazete bayiinden satın aldım; ondan sonra
tiryakiniz oldum artık... Ahmet Bol
• Beni bu dergiyle tanıştıran eniştemden Allah razı olsun. Ona ve size hep
duacıyım. Esin Çağan
• Hayatımdaki hiçkimse beni Genç Beyin kadar derinden etkileyip değiştiremedi.
Derginizle zihniyet değişimi yaşadım, herşeyimle yeniden yapılandım. 1.5 yıldan
beri şahsî, aile, sosyal ve iş hayatımda başlattığım bu gelişim ve değişimi
ömrümün sonuna kadar artarak sürdürebilmeyi umarım. Tuğrul Güntekin
• 9 yıllık eşim sıklıkla boşanmaktan bahseder, bunu sıradan bir kelime gibi
telâffuz ederek beni âdetâ çileden çıkarırdı. Bir sayınızda aynen bu konu
hakkında eşler uyarılmış, “herşeye ama herşeye rağmen mutlu olmak” için
çabalamak gerektiği belirtilmişti. Enteresandır, iletişim mezunu eşim bu yazıdan
çok etkilendi ve artık boşanma kelimesini ağzına sakız yapmaktan vazgeçti,
ikidebir “aslında nimetler içinde yüzdüğümüze, iki günlük dünyada neyi
paylaşamadığımıza” vurgu yapıyor. Yani şikâyetçilik yerine şükür ifadeleri
kullanıyor. 8.5 aydır böyle... İnşallah devam eder. M. L.
• Sigarayı Genç Beyin’deki ısrarlı yazılar üzerine bıraktım, 10 ay oldu ve şimdi
sigara dumanından nefret ediyorum. Sigara içenlere âcil ve klinik vak’a gibi
bakıyorum. Allah onları da bu illetten kurtarsın. Fikret Kandemir
• Genç Beyin’de bir farklılık var, insanı hamur gibi yoğurup şekillendiriyor. 32
yıllık ömrümde çok dergi tanıdım, fakat Genç Beyin’deki “itici güç olma”
özelliği bambaşka... İnsanı gerçekten “tutuşturan” bir dergi... Eeee, tutuşunca
da bu sefer başkalarını tutuşturmak istiyorsunuz. Mahmut Keskin
• Damadım derginiz sayesinde işini kurdu ve ilerletti. Şimdi 14 personel
çalıştırıyor. Başlarda ben de maalesef şöyle düşünmüştüm: “Bu dergi de insanı
hazır maaşından ediyor, maceralara sürüklüyor!” Yani biraz sitemliydim size...
Fakat şimdi bakıyorum, ne büyük bir hayır olmuş bizim için... M. Latif Önder
• Eşimle aramızda yeni bir mutluluk sayfası açtık, bunda Genç Beyin’deki evlilik
konulu yazıların etkisi büyük.
• Aşırı yaramaz oğlumuz Tuna’yı baskın yeteneğiyle ilgili yönlendirdik, çeşitli
kurslara gönderiyoruz, sonuçlardan çok memnunuz.
• Emeklilikle durağan bir hayatın içinde bulmuştum kendimi, dergideki
girişimcilik ve iş başarısı yazıları kendi çapımda müteşebbis yaptı beni...
• 17 yaşındaki kızım 8 aydır son derece iyi, depresif özellikleri iyice azaldı.
Genç Beyin dergisi kızımıza psikologdan daha etkili oldu.
• Asabî ve tam bir sinir hastası beyime “Asabîlerle nasıl geçinilir?”
yazınızdaki tavsiyeler ışığında davranıyorum; en azından şimdi çevresine fizikî
zararı dokunmuyor, bunu başardık. Size çok duacıyım.
• Merkez vaiziyim, dergideki bilgi hazinesinin çoğunu vaazlarımda kullanıyorum;
fevkalâde etkili oluyor.
• Şiir defterlerimin hepsini apartmanın kalorifer kazanında yaktım, çünkü
dergide okuduğum şiir tahlilleriyle gerçek şiiri tanıdım. Üzerinde çalıştığım
son (yani ilk) denememi size göndereceğim, hayret edeceksiniz.
• Bir seminerinize arkadaşımın aşırı ısrarı, hatta zoruyla geldim; ertesi gün
bütün hayat politikamı ve plânımı değiştirmek durumunda kaldım. Konuşmacı sanki
3 saat beni anlattı.
• Değişime kendimden başlayınca gördüm ki, ömrüm ancak kendimi değiştirmeye
yeter; belki buna da yetmez.
• Ortağım işleri kendi üstüne yıktığımdan şikâyetçiydi, Genç Beyin’deki
yazılardan sonra adam gibi ortaklığa başladım. Daha ilk ayda ciro %64 arttı.
Bütün ortaklara duyurulur.
• Baskın yeteneğimin avukatlık olmadığını, içimde müthiş bir ticarî deha
bulunduğunu keşfettim.
• Patron kıymet bilmese bile işimin kıymetini bilip elden geldiğince verimli
çalışmak... Bu prensibimi Genç Beyin’in 20. sayısına borçluyum.
• “Ailede HUZUR sanatı” seminerinden sonra, bütün evlilik döneminde ilk defa
hanımıma “Seni çok seviyorum!” dedim. Emin olun çok kolaymış, söylemeye
söylemeye kendimiz zorlaştırmışız işi...
• Tavsiyeniz üzerine her sayıda bizi yakından ilgilendiren bilgileri A4 haline
getirelim dedik; baktık ki, derginin neredeyse tamamını yazmak lâzım... Çâreyi
şöyle bulduk: En hayatî problemimizi ve çözümünü çıktı alıp başta beynimize,
sonra da evdeki panoya asmak... Acayip faydalı oluyor, herkes birbirinin
çözümünden faydalanıyor böylelikle...
• Öğrencilerim bu kadar “ilginç, orijinal, faydalı” bilgiyi nereden bulduğumu
merak ediyorlardı, kendilerine Genç Beyin’i tavsiye ettim. Ne oldu peki? İşim
kolaylaştı. Artık onlar anlatıyor, ben dinliyorum.
• Bu dergiye bazen çok kızıyorum, çünkü bende aşağılık kompleksine yol açtı.
Meğer dünyada ne güzel bilgiler varmış, bense bunlardan ne kadar bîhaber
kalmışım! (Değerli okuyucumuza not: Sizdeki bu durum, değişim ve gelişimin ilk
adımıdır. Eksiklerinizi tamamladıkça Genç Beyin’i cidden sevmeye
başlayacaksınız.)
• 14 yaşındaki oğlum dergiyi okudukça bana ve annesine sorular soruyor, o
sordukça biz de mecburen doğru cevapları araştırarak vermek zorunda kalıyoruz.
Böylelikle allâme olup çıkacağız galiba...
• Sayenizde bilgisayar aldım, baba yadigârı daktiloyu emekliye ayırdım.
Hakikaten dünya varmış! Fakat şimdi de başka bir problem çıktı. Çok yazı
yazıyorum! Kalitesini bilmiyorum ama yazıyorum ha yazıyorum. (Değerli
okuyucumuza not: Başlangıçta böyle olur hep, hızlı giden yorulur. Bilgisayar
rahatlığı sizi aşırı verimliliğe itti anlaşılan... Hemen kendinize seçeceğiniz
bir konuda enine boyuna araştırma yazısı hazırlamaya başlayın. Önce bunu makale
olarak yayınlatın bir yerde, sonra da ilgi görürse dosyayı genişletip
kitaplaştırırsınız belki...)
• Anlayarak hızlı okuma, hitabet ve diksiyon eğitimlerini tavsiyeniz üzerine
aldım. Herşey çok farklılaştı, teşekkürler...
• Beden dili sayısı beni cidden değiştirdi; dosyayı okuduktan sonra, eğitim
verdiğim şirket çalışanlarına karşı daha etkili olduğumu farkettim. Genç
Beyin’de hitabet ve diksiyon sanatıyla ilgili yeni araştırmalar görmek
istiyoruz. Metin YAR
• Ruhsal farkındalığı çok yüksek insanların yayınladığı bir dergi olsa gerek
Genç Beyin... Beni gerçekten sarstı diyebilirim. Bütün yazılar ilginç! Çok
müşkilpesend biri olduğum halde her ay bayi bayi Genç Beyin arıyorum, hem de
büyük zevkle... Sabri ÜNSAL
• Derginizi 21. sayısında bir markette farkettim ve mübtelâsı oldum. Özellikle
eşime karşı açıkçası katı ve kaba davranışlarım hayli değişti. Bunu eşim de
söylüyor. A. T.
• ÖSS hazırlık dershanesinde rehberlik öğretmenimiz Genç Beyin’i tavsiye etti,
hatta mutlaka alıp okumamızı söyledi. O günden beri her ay titizlikle takip
ediyorum Genç Beyin’i... Sınav yaklaşırken bir kapak dosyası daha hazırlamanızı
bekliyoruz. Kerim KALPER
• Genç Beyin’i yeni tanıdım, “İsabetli eş seçiminde püf noktalar” başlıklı
seminere evlenmeyi düşündüğüm kişiyle beraber katıldık, hayatımız şekillendi ve
bir kalıba oturdu diyebilirim. Şenay Gürel
• Sitemizin marketinde alışveriş yaparken eşim görmüş Genç Beyin’i, ayaküstü
birkaç dakika inceledikten sonra almış. Artık her sayısını büyük bir merakla
bekliyoruz. Bizdeki değişim, kendimizin ve iki çocuğumuzun gelecek plânlarımızı
netleştirmemiz oldu. Kararlarımız bulanık değil artık, açık ve net... Eşimle
03-06 yaş grubuna hitap eden bir eğitim merkezi açmak istiyoruz. Genç Beyin’deki
ateşleyici yazıları okuduktan sonra artık içimiz içimize sığmaz oldu. Çok
rahatladık. Çünkü böyle bir adım atmayı istiyorduk ama kararsızdık, inşallah
başaracağız. Dr. Soner Çelik
• “Yüksek tahsilli hanımla/beyle geçinme sanatı” başlıklı yazılarda tam
kendimizi bulduk. Öteden beri bazı problemlerimizin adını koyamıyorduk, artık
daha bir şuurla hareket ediyoruz. Hatta 6 yıllık eşim bana ilk defa “Bugüne
kadar seni çok üzdüm, hakkını helâl et!” dedi. Ben de çok duygulandım ve
etkilendim. Bazen bir cümle insanın kalbini fethetmeye yetiyor. Özellikle biz
hanımlar iltifatlara bayılıyoruz. Fakat beylerin çoğu eşlerinden küçük bir
tebriği, takdiri, özür dilemeyi, sevgi sözünü esirgiyor genellikle... Handan
Yılmaz
• 18 ailenin oturduğu apartmanımızda önceleri 10 komşumuza bizzat ben bayiden
satın alarak Genç Beyin hediye ediyordum. Şimdi kendileri ısrarla takip
ediyorlar bu hazine dergiyi... Her cuma bizde komşularla günümüz var. Orada
artık hep Genç Beyin gündemimizde. Gâh okuduklarımızla gülüşüyoruz, gâh derin
derin tefekkürlere dalıyoruz, gâh otokritik yapıyoruz. Boş şeyler konuşup bir
sürü gıybetlere girmektense böylesi daha hayırlı oluyor. Yani Genç Beyin bizim
apartmanın hanımlarını gıybet felâketinden kurtardı diyebilirim. Sakine Karataş
• Yazdığım şiirlerin tamamını yırtıp apartmanımızın kalorifer kazanına atarak
yakmama sebep olan dergi: Genç Beyin. Baktım ki, yapılan şiir tahlilleri ve
tavsiyeler çok doğru... Meselâ şiirlerimde yeni bir buluşun olmadığını gördüm.
Herkesin kolaylıkla yazıp söyleyebileceği şeyleri şiir diye altalta sıralamak
marifet değil elbette... Çok kalitesiz şeyler yazmışım, çünkü şimdiye kadar bir
uyaranla karşılaşmadım hiç... Sadece yazdım, aklıma geldikçe yazdım. Nasıl
yazmam gerektiğini, işin inceliklerini okumadım bir yerden... Hele Örneklerle
Türk Şiir Bilgisi kitabını alıp dikkatle okuduktan sonra eski yazdıklarımdan
utanmaya başladım. Böyle kalitesiz şeylere şiir demeyi kendime yakıştıramadım ve
iki kolilik çalışmamı önce parça parça ettim, sonra kalorifer dairesine indim ve
tamamının yanışını seyrettim. Şimdi çok rahatım. Hiç değilse ölsem, “Yahu bu
adam da şiir nedir bilmeden boş şeyler karalamış; zavallı bunları şiir
sanıyormuş!” demezler. Fakat şiiri bırakmayacağım, iyice dolduktan ve işin
tekniğini hazmettikten sonra herkes görecek nasıl şiirler yazdığımı... M. Emin
Dikmen
• 24 elemanın çalıştığı düğme fabrikam var Rami’de... Genç Beyin’i bir elemanın
elinde gördüm, önce ona “Sana dergi okuman için değil, iş yapman için maaş
veriyorum!” diye bir fırça çekecektim ama kendimi tuttum ve elindeki dergiyi
istedim. Zavallı çocuk korkuyla dergiyi bana verdi, odama gidip sayfaları
çevirdikçe “Bunlar ne ya?” demeye başladım. Artık danışmanım Genç Beyin. Her ay
25 adet alıp bütün elemanlarıma dağıtıyorum ve “Adam gibi okumazsanız maaş yok!”
diyorum. Ne faydasını mı gördüm? Anlatmayayım, bereketi kaçabilir. Nedim Mert
• Bana telefonda tavsiye ettiğiniz kitapları satın aldım ve dün akşam itibariyle
hepsini bitirdim. Şimdi bazılarını yeniden okuyacağım. 24 yıllık hayatımda ilk
defa bu kadar kitap okuyorum. Benim için çok büyük başarıdır bu... Nedendir
bilmiyorum ama daha sakin biri oldum. Turgay Topuz
• Size samimiyetle inanmak, güvenmek geliyor içimden... Genç Beyin’deki her
satırı sanki benim için özel yazılmış gibi değerlendiriyorum. Belki biraz safım,
doğrudur ama derginiz ruhumu yoğurup kalıba soktu. Saime Tezer
• Önemli bir şirkette sekreterim. Nisan sayısı beni temelden sarstı,
sekreterliği en fazla “s”sini bildiğimi farkettim, verilen tavsiye ve taktikler
ışığında kendime özel bir A4 hazırladım. Patronum da bendeki değişimi farketti
ve şunu söyledi: “İşine sahip çıkman, gönlünü katman senden en fazla beklediğim
şeydi.” Aslında bu söz, geçmiş dönemler için sitem itirafıydı. Olsun, zararın
neresinden dönülse kârdır. Problem şu aslında: İnsan işi parmaklarının ucuyla
tutunca bunu karşı taraf farkediyor. Dolayısıyla sizi kızağa alıyor, işten
çıkarıyor, maaşınıza beklediğiniz zammı yapmıyor. Herkes kabahati en başta
kendinde aramalı ve tedbirini almalı. Yani adam gibi çalışmalı, verimli ve hasbî
olmalı. Nesrin Uzun
• Seminerlerinize “beyin yıkama” ve “yeniden programlama” operasyonu olarak
bakıyorum. Her cumartesi-pazar katılıyorum neredeyse... Önce kafam çok karıştı,
huzursuzluk başladı; sonra kendime geldim yavaş yavaş... Hep yamuk yumuk gitmiş
düzeni oturtmak biraz sıkıntılı oluyor, benimki de böyle birşeydi. Seminerlerin
derhal televizyona taşınması, herkesin istifadesine sunulması gerekiyor. İnanın
ekonomik gücüm bulunsaydı, sırf bunun için bir TV kanalı kurmaya değerdi.
İnanıyorum ki, yakın gelecekte bu da gerçekleşecektir. Çünkü köşe taşı yerde
durmaz. A. Kerim Şumnu
• Genç Beyin’in hangi sayfasını hariç tutayım ki? Her sayfası “ilginç, orijinal,
faydalı.” Ben eğitimciyim, bilginin önemini bilirim ve çantama önce derginizi
bırakıyorum. Geçen ay finansman bularak bayilerden 100’e yakın dergi satın
almış, hediye etmişim. Nerdeyse hepsinin de bana dönüşü oldu, müthiş
memnuniyetlerini arzettiler ve şimdi bayilerden her ay dergi alıyorlar. Genç
Beyin değişim değil, deprem meydana getiriyor insanın kafasında ve kalbinde...
Büyük şiddette bir deprem! Felâket derecede etkili bir dergi... A. E.
• Bizim hanım size hep dua ediyor. Çünkü 12. sayınızı okuduktan sonra 28 yıllık
hanımıma “Seni çok seviyorum!” deme cesaretini buldum kendimde... Aslında onu
hep seviyordum, fakat demek ki insanlar kulaklarıyla duyup emin olmak
istiyorlar. Beni tanımışsınızdır, “Dâhî çocuk yetiştirme sanatı” seminerinden
sonra sohbet edip cevizli pestil yediğimiz Gaziantepli lokantacı... Size her
zaman duacıyız, buradaki bayilerde Genç Beyin hiç kalmıyor. Daha doğrusu
geldiğinin ertesi günü bitiyor. Merkezi aradık, civardaki bayilerden takviye
yapıyorlar her ay... Çünkü bir yere 100 adet geliyor, diğerine 20 adet... Hiç
iade olmaması için onları uyarmak, çok gelen yerden diğerlerine takviye
yaptırmak lâzım... 1-2 telefonla bunu başardık. Yine de en fazla bir haftada
tükeniyor ama hiç değilse her ay alanlar dergisiz kalmıyorlar. Eksik sayıları
zaten sizden istiyoruz, kargoyla geliyor. Yani Gaziantep’te şimdilik problem
yok, herşey iyi gidiyor. Lokman Torun
• Bizimki biraz kaba ve birşey beğenmeyen tiplerdendir. Üniversiteye giden
yeğenin elinde 23. sayıyı görmüş. İşte o günden beri bizimki âdetâ Genç Beyin’le
evli... Zaten emekli de, evde oturup harıltı gürültü çıkaracağına derginizi
okuyor. Birgün meraklandık, hiç sesi çıkmıyordu; öldü mü, nedir diye odasına
girdik ki derginin açık sayfası üstünde uyumuş kalmış... Benim gözlerim bozuk,
pek okuyamıyorum ama bizimkisi okuduğu bazı yerleri bana anlatıyor. Çok faydalı
bilgiler var maşallah... (Yazıya aktarıp gönderen: Filiz İnan)
• Emekli öğretmenim. Genç Beyin bu yaştan sonra beni değil sadece, ailemizin
bütün üyelerini değiştirdi. “Kararsız Kasım” diye bilinen oğlum karar verip
işini kurdu, sizden aldığı taktiklerle 14 eleman çalıştırır hale geldi. Bu dergi
öğretmenliğe ilk başladığım zaman elimde olacaktı ki... Halil Baykara
• Çevremle çok uyumsuzdum, ilk gördüğüm ve içercesine okuduğum 25. sayınız beni
değiştirdi. Ayrıca “Kendini doğru ifade etme sanatı” seminerine Manisa’dan gelip
katıldım, hayli meşakkatli geçen geçmişime sünger çekip herşeye sıfırdan başlama
kararı aldım. Genç Beyin’de insanı tetikleyen, harekete geçiren birşey var.
Hepinizi kucaklarım. A. Naim Altuğ
• Derginizin 26. sayısını gazetemizin ekonomi servisinde keşfettim. “Bu ne yâ
Rabbim?” demekten kendimi alamadım. İçinde hazine var. Okuyucu kitlenizin çok
büyüyeceğini, belki milyonla ifade edilen tirajlara çıkabileceğinizi şimdiden
söyleyebilirim. Zaten gazete bayilerinde en çok satan dergiymiş Genç Beyin...
Beni şöyle etkiledi: Bu kadar ilginç yazı yoğunluğunu farkedince sorumlu olduğum
gazete sayfasının çok sığ kaldığını anladım. Belki bu yüzden gazetemiz yıllardır
belli satışın üzerine çıkamıyor. Aslında bu yaptığınız gazetede de denense
başarılı sonuçlar verebilir. Belki ileride Genç Beyin diye böyle müthiş bir
gazete yayınlarsınız, kimbilir? Mehmet Yıldız
• Dergide yer alan evlilikle ilgili yazılar eşimin evden çıkarken kapıyı çekip
gitmek yerine (18 yıldır böyle yapardı!) ev halkıyla selâmlaşıp vedalaşarak
(Buna da alışmak zor! Adam sanki bir daha gelmeyecek gibi ayrılıyor hergün
bizden!) gitmesine vesile oldu. Bu tür yazılara devam! Fatma K. Özer
• Oğlum geçen gün geldi, “Baskın yeteneğim ne?” diye sordu. Bu konuyla ilgili
seminere ailece katılmaya karar verdik. İnşallah oğlumuz baskın yeteneğini
keşfeder. Bir de ben ev hanımı olarak klâsik ev işleriyle boğuşmaktan başka şey
yapmamak yerine zamanımı iyi plânlayıp bazı hayırlı faaliyetlere giriştim. Ruhen
dinlenmeye, hayattan lezzet almaya, yaşadığımı anlamaya, yoğunluğu sevmeye
başladım. Bu mail’i oğlumun yeni dizüstü bilgisayarından onun yardımıyla
gönderiyorum. Babasının oğlumuza bilgisayar alma kararında Genç Beyin’in etkisi
%95’tir, bunu da belirtelim. Başarılarınızın artması için duacıyım. Reyhan
Kızıltaş
• Tam işimi kuracağım günlerde “Maliyeti düşürme teknikleri” sayınız elime
geçti. İşe düşük maliyet stratejileriyle giriş yaptım, inşallah devamı gelir.
İnsanların iş kurarken çok müsrif davrandıklarını, daha baştan har vurup harman
savurduklarını gözlüyorum. İsrafla atılan adımda bereket olur mu hiç? Genç Beyin
evimizde bir üniversite etkisi meydana getirmiş durumda, her sayısını yeni ders
notları gibi merakla bekliyoruz. Babama geçen ayki sayınızı verdim, okudu ve
64’ten sonra bir iş yapmaya karar verdi. Başlattığınız değişim rüzgârının devam
etmesini ve kalıcı olmasını diliyorum. Dr. Ahmet Kayhan
• Bu mail’imi “Biz bize” sayfasındaki değişim örnekleri bölümünde yayınlamanızı
özellikle rica ediyorum: 16 yaşındaki kızım başımızın etini yercesine bir
ısrarla pahalı cep telefonu aldırtmıştı babasına... O ay Genç Beyin’le tanıştı,
arkadaşında görmüş ve bir daha bırakamadı. Çok fanatik bir okuyucunuz şimdi...
Ben bir kolejde rehber öğretmenim. Kızımda acayip değişimler oldu. Dergiyi tek
satır atlamadan, hem de birkaç defa okuyor. Geçenlerde geldi, cep telefonunu
önüme koydu. “Bunu satıp bana ve kardeşime normal bir telefon alacağız!” dedi,
çok etkilendim. Dediği gibi yaptık. Şimdi ikisinin de normal bir cep telefonu
var. Yeliz Töre
• Genç Beyin beni ütopik olmak yerine ayakları yere basan hedeflere doğru koşma
yönünde değiştirdi. Öğretmenlikte değil de, öğrenciyken böyle bir dergi elime
geçseydi; 54 yıllık hayatım çok farklı çizgide olabilirdi. Muhsin Yurter
• Her sayıda beni sinirlendirecek yazı buluyorum, o yazı sanki çok özel
zaaflarım biliniyormuş da doğrudan bana yönelik yayınlanmış duygusu oluşuyor
bende... Genç Beyin beni yansıttığı için ilginç... Bu dergi sayesinde
zaaflarımın birinden, çatışmacı kişiliğimden kısmen uzaklaştım. 20’ye yakın
zaafımı tesbit ettim. Onlarla tek tek ve kararlı mücadele edeceğim inşallah...
Zehra Akkuş
• İnsan değişimi cidden ve hakikaten istesin yeter ki... Herşey bize bağlı,
cüz’î cüz’-i ihtiyarımızla doğruları bulabiliriz aslında... Fakat nedense nefis
ve şeytana hemen teslim oluyoruz. Genç Beyin irade gücümü artırdı, artık daha
fazla farkındalıklar yaşayabiliyorum. Gülsen Tuna
• Eşime eskiden evimizdeki bir bayan gözüyle bakıyordum doğrusu, şimdi “hayat
arkadaşı” gözüyle bakıyorum. Evlilikle ilgili yazılarınız çok etkileyici, beni
derinden sarstı inanın... Murat Bostan
• Eş seçimi zaten zordur, 27. sayıdaki testle iyice karıştı herşey... Aslında
iyi oldu, çünkü ne yaptığını ve ne seçtiğini bilmeden yanlış adım atmaktansa bu
halimden memnunum. Levent Tunuslu
• Bazen başarıyı haketmediğimi düşünüyordum, Genç Beyin’deki örnekleri okuduktan
sonra artık başarının “b”sini bile telâffuz etmemem gerektiğine inandım. Bu bir
aşağılık kompleksine sürüklenmek değil, tembelliğimin tescili... Meselâ rahatına
çok düşkün biriyim, hiç çileye gelemiyorum, sıkıntıya katlanamıyorum. Eeeee,
bunlar olmadan da başarıyı hayal etmek gerçek bir hayal. Yaşar Sönmez
• Oğlumdaki saygısızca tutumların azalmasında, kızımın hüzün denizinde
boğulmaktan kurtulup kendine gelmesinde, göz doktoru eşimin göz göre göre
problem çıkarmayı terketmesinde Genç Beyin’in katkısı büyük... Fakat bir gerçek
var ki, geçen yılların hatalı birikimlerini bir kalemde silmek zor... Bunun için
ne yapmalıyız? Meselâ 16 yıllık evliliğimizde artık iliklerimize kadar sinen
bazı kötü alışkanlıklar var, acaba onları geriye atıp yeni bir sayfa mı
açmalıyız? “Zararın neresinden dönülse kârdır” diyerek... Herhalde doğrusu bu...
Genç Beyin’e müteşekkiriz ve daha iyi sayılar yayınlamanız için duacıyız.
Seyfeddin Uyar
• Şiirlerimi beğenmediniz, hiçbirini yayınlamadınız, âsabımı hayli bozdunuz ama
yine de size kırgın değilim. Çünkü lisedeki edebiyat öğretmenimiz de
yazdıklarımın “manzume” olduğunu, şiir sayılmayacağını söylemişti. Genç Beyin
sayesinde bendeki en önemli değişim, şairliği bırakmak... En azından haddimi
bilmek ve işin inceliklerini tam kavramadan yazmamak bir daha... Bu konulara
biraz fazla sayfa ayırmanız gerekir. Çünkü hayat şiirdir. Fakat “Genç Beyin
edebiyat dergisi değil!” diyeceksiniz, haklısınız ama yine de biraz daha şiir ve
edebiyat istiyoruz. Recep Turgut
• Kendimi en son ve zor değişecek kişi olarak görürüm hep... Çünkü direnen bir
karakterim var, herşeye direniyorum. Bunun zararlarını görüyorum açıkçası ama
vazgeçemiyorum. Genç Beyin direncimi zayıflattı, kafam karıştı, afalladım
gerçekten... Bu ne ya? Hangi yazıyı okusam bana dokunan yanı var. Demek ki bende
problem var. Bunu bilmek çözümü kolaylaştırır. İtiraf edeyim: Psikoloğum! Hatta
beni çok iyi tanırsınız, seminerlerinize birkaç kere geldim. Eskiden intiharı
bile denemiştim, şimdi daha tutarlıyım. Ne bileyim ya? Garip biriyim ben! S. A.
• Biraz inatçı tipim, bunun farkındayım; fakat Genç Beyin beni da sarstı. Bakın,
“etkiledi” demiyorum. Tebrikler! S. A.
• Eskiden çok hayal kuran, sadece uçuk hayaller kuran biriydim; şimdi daha az
hayal kuruyorum ama hayata geçirebileceğim hayaller bunlar... Genç Beyin
zihnimde yerleşik düzene geçmeme vesile oldu. Rumuz: Hayalci
• Kızım bazı sebeplerle eğitimini sürdüremedi, işte tam o sırada dergimiz
yetişti imdadımıza... Bol bol okuyor, araştırıyor, yazıyor, kendisini
geliştiriyor. Sanırım birkaç yazısını da yayınlamışsınız Genç Beyin’de. Bu,
kızım için büyük teşvik oldu. Size ailece teşekkür ve dua ediyoruz. Kızımızın
psikoloğu oldunuz sanki... Mehmet Sürer
• Genç Beyin’e çok kızgınım. 9.5 yıllık yüksek maaşlı işimden etti beni, kurulu
düzenim bozuldu. Sabah gidip akşam geliyordum. Kendi işimi kurduktan sonra ne
sabahım var artık, ne akşamım... Tabiî bunlar eşimin düşünceleri... Ben farklı
düşünüyorum. Artık daha hürüm ve atılım sergiliyorum. Memur zihniyetiyle
çalışmaktan kurtuldum. Eski işime beni 10 milyar TL maaşla çağırsalar, emin olun
gitmem. Çünkü şimdi aylık 6-7 milyar TL kazanıyorum ama huzurluyum, Allah’tan
başka kimseye hesap vermiyorum. İşim tekstil, gelişime müsait. Gerçi gecem
gündüzüm yok ama o kadar da olacak... Servet Karataş
• Genç Beyin’i okuyanların ruh hallerini merak ediyorum, çünkü bende acayip
duygular başgösterdi. Sükûnet mi desem, tefekkür mü desem, proje mi desem?
Aklından çok şeyler geçiren biri oluverdim. Mayıs 2004’e kadar aklımdan geçen
tek şey vardı: ÖSS’yi kazanmak. Kazandım çok şükür, ikinci tercihime girdim.
Fakat bundan sonra yapmak istediklerim öylesine çok ki... Allah hepimizin de
yardımcısı olsun. İbrahim Yılmaz
• “Kendini DOĞRU ifade etme sanatı” başlıklı seminerden sonra henüz kendime
gelebilmiş değilim. Konya’ya varır varmaz âcil eylem plânı hazırladım, 20
maddelik. 5’ini uyguladım, sonuçlar iyi. Sadece evlilikle aram yok, şahit
olduğum evlilikler cehennem havası estiriyor. Ayrıca sosyal hayatın içindeyim,
kızların çoğunu kendime hayat arkadaşı seviyesinde göremiyorum. Onlarla bir gün
bile geçinemem inanın! “Dışı seni, içi beni yakar” cinsten... Tek çözümsüz gibi
görünen problemim şimdilik bu... K. M.
• Bence bu derginin en önemli gücü, motivasyon başarısı... Okuyan kişi yerinde
duramıyor, harekete geçiyor. Günümüz insanı pasifliğe mahkûm edilmiş. Genç Beyin
birçok üstün yeteneğin elinden tuttu âdetâ... Bana sadece iki sayıyla katkınız
bütün eğitimime bedel oldu. İ. L.
• Genç Beyin’in bende meydana getirdiği değişim, eşime ve çocuklarıma özel değer
vermem oldu. “Hasbelkader tanışıp evlendiğimiz bir bayan” gözlüğünü çıkardım
eşime karşı, “maddî ve manevî yükümü hafifletip sorumluluklarımın altına elini
ve hatta kalbini koyan hayat arkadaşım” gözlüğünü taktım. Bunda Genç Beyin’in
payı %97, iş ortağım Mehmet Bey’in payı %3’tür. A. N.
• Şişli’de genellikle iş dünyasına hitap eden bir psikoloğum. Bir müşterim Genç
Beyin okuyormuş, seminerlere gelmiş. “Yeniden hayata döndüğünü” söyledi,
şaşırdım. Halbuki kendisiyle 6 yıldır ilgileniyordum ama böyle ciddî sonuç
alamıyorduk. Merak ettim, hafta sonu Fatih’teki Genç Beyin Genel Merkezi’ne
gelip Abdülkadir Akgündüz’ün “Kendini DOĞRU ifade etme sanatı” başlıklı
seminerine katıldım. Bu işin eğitimini aldığım, doktorasını yaptığım halde
katıldığım seminerler beni etkilemenin ötesinde değiştirdi. Neyim değişti?
Çekicilik ve etkileyiciliği lâf ebeliğinde değil, samimiyette aramam gerektiğini
farkettim. Şimdi müşterilerimle daha az konuşuyor ama onları daha fazla
etkileyebiliyorum. (...) Psikolog Aysun Solmaz (Mektubunuzu kısalttık,
dergimizle ilgili yorumlarınızı 3. sayfamızda yayınlayacağız. Burada sadece
değişim bölümüne yer veriyoruz. İlginize teşekkür ederiz. GB)
• Kaprisli bir bayandım, bu yüzden 32 yaşındayım ama bekârım. Genç Beyin
sayesinde çuvaldızı kendime, iğneyi başkasına batırmayı öğrendim. Hatta iğneyi
de kendime batırıyorum artık... Çünkü geçen ayki seminerde not aldığım bir söz
beni değiştirdi: “İnsanın kendisine verdiği zararı bütün dünya toplansa ona
veremez.” İşte olay bu kadar basit. Anlayana yeter. C. L.
• 17 yaşında kızım, 12 yaşında oğlum var. Genç Beyin sayesinde çocuklarım TV’nin
zararlarından korundular. Artık bu hazine dergiyi tekrar tekrar okumayı TV
seyretmeye kendi istekleriyle tercih ediyorlar. Ayrıca kızım biraz depresifti,
uzun süre ilaç bile aldı ama şimdi çok etkili bir antibiyotik kullanıyor. Adı:
Genç Beyin. Tavsiye ederiz. Rumuz: 51
• Çok kötü bir alışkanlığım vardı, burada söyleyip okuyanları şahit tutmayayım,
ondan kurtulmamın asıl vesilesi Genç Beyin. Gerçi kayınbiraderim bu başarıyı
kendi nasihatlarına bağlıyor ama o öyle sansın, beni asıl Genç Beyin’in 14.
sayısının 23. sayfasındaki yazı kurtardı. Oh be, yazınca rahatladım. Rumuz:
Günahkâr
• Kocamı 16 yıllık evliliğimizde çok katı kalpli, inceliğin “i”sinden bile
mahrum biri olarak tanırdım. Fakat Genç Beyin’n 28. sayısındaki “Tarihten ibret
veren gerçekler” başlıklı yazı eşimi çocuklar gibi ağlattı; odasına girdiğimde
yanaklarından damlacıklar süzülüyordu. Önce “Birşey mi oldu?” diye sordum,
önünde açık duran sayfaları gösterdi. Okudum, ben de çok duygulandım ama bayan
olmama rağmen onun kadar gözlerim dolmamıştı. Hemen kafama “Dank!” etti:
“Başkaları hakkında peşin fikirli davranma!” Demek en kaba saba zannettiğin
kişi, hele eşin, aslında duygusal yanı bulunan biri çıkıverebilir. Demek kabahat
bendeymiş, eşimi tanıyamamışım. Gerçek söylüyorum: Hayatta en son gözleri
dolacak kişinin eşim olduğunu düşünüyordum. Meğer öyle değilmiş. Şimdiye kadar
ondaki sımsıcak yüreği keşfedememişim maalesef... D. S. (İzmit’ten seminerlere
gelen genel cerrah)
• Şair değil, manzume yazarı olduğumu Genç Beyin sayesinde anladım. R. T.
• İnsan isterse değişir ve gelişir. Çoğumuz buna bilerek engel oluyoruz. Genç
Beyin bana bu farkındalığı kazandırdı. Meltem Yılmaz
• Siyah beyaz bir dergiyi hayatta estetik bulmayan, hatta eline bile almayacak
biriydim. Genç Beyin bu peşin fikrimi deldi. Hatta böylesi daha güzel! Çünkü
insanlar bol resimli, iki satır yazılı, resim ve fotoğraf sergisi gibi
dergilerle okumaktan soğutuldular. Artık internet var, CD’ler var, dijital
fotoğraf makineleri var; istemediğiniz kadar çok görsel malzemeye rahatlıkla
ulaşabilirsiniz. Bu dergiye verdiğim 4 milyon liranın karşılığını en az 400 defa
alıyorum (4 milyon defa desem bile abartı değil aslında!). Baksanıza; herşeyin
en ilgincini toplamış, 64 sayfada bize sunmuşlar. Daha ne isteyeyim ki? Elinize
sağlık Genç Beyin çalışanları! Münevver Uslu
• Çok fazla içi daralan, sıkılan, bunalan biriyim. Böyle bir yapım var.
Eniştemin hediye ettiği Genç Beyin’le kendime geldim diyebilirim. “Mutlu evlilik
özel sayısı”ydı, 29. sayı. Bendeki ilk değişim, sıkıntıya kendimi teslim etmemem
gerektiğini düşünmek oldu. Denedim, başardım, gayet iyi sonuçlar aldım. Bu
dergide yüksek enerjili bir itici güç var, insanı rayına sokuyor. Davut Özen
FARKINDA MISINIZ?
Bencillik en kötü şeydir, başarı ve mutluluk paylaştıkça güzeldir. Elinizde
harekete geçirme ve etkileme gücü çok yüksek bir dergi var. Kendisini ve hayatı
keşfetmesini, başarıyı mutlulukla beraber yakalamasını gönülden arzuladığınız
kişiye bir adet Genç Beyin hediye edin, gerisine karışmayın!
Birisine Genç Beyin hediye edin, o kişinin kendisini ve hayatı keşfedip başarıyı
mutlulukla beraber yakalamasına vesile olun!
Her Genç Beyin okuyucusunun:
1- Her ay çevresindeki en az onbeş kişiye...
2- Bulunduğu yerdeki eğitim kurumlarına ve eğitimcilere...
3- Küçük ve büyük ölçekli girişimcilere, işletmecilere, yöneticilere,
işadamlarına...
4- Yazılı, sesli, görüntülü medya kuruluşlarına...
5- Kişisel gelişim ve başarıyı önemseyen, kendisini ve hayatı keşfetmek isteyen
herkese Genç Beyin’i tanıtma gayret ve zahmetinde bulunmasını...
ÖNEMLE BEKLİYORUZ!
Unutmayın!
Hayat boyu hatırlanmak istiyorsanız, sevdiklerinize ve
sevmediklerinize Genç Beyin hediye edin!
Genç Beyin bütün GAZETE BAYİLERİNDE!