|
|||||
|
Genç Beyin - Türkiye'nin en çok satılan ve okunan aylık kişisel gelişim dergisi · Yıl: 8 · Sayı: 92 |
|||||
|
|
|||||
GENÇ BEYİN’İN 92. SAYISI
• Mutluluğun çok ince sırrı |
|||||
|
|
|||||
|
TUGED (Türkiye Gençlik
Derneği) “en iyiler”i seçti. 20’nin üzerinde alanda “en iyiler”in
belirlendiği yarışmada dergi dalında Genç Beyin “en iyi dergi”
seçildi. 28 Haziran 2008 cumartesi gecesi düzenlenen törende “en
iyiler”e şiltleri takdim edildi. Genç Beyin’in şildi dergimizin
sahibi ve yazı işleri müdürü Abdülkadir Akgündüz’e verildi. Genç
Beyin daha önce de 2 yıl üstüste “Yılın dergisi” seçilmişti. |
|||||
|
|
|||||
|
Daha önce 2 yıl üstüste “Yılın Dergisi”, 28 Haziran 2008’de de “en iyi dergi” seçilen Genç Beyin’e bir ödül daha geldi. İstanbul’da anaokullarından liseye kadar eğitim faaliyeti sürdüren Ufuk Okulları 9 Mayıs 2009 günü düzenlediği programda yılın “en”lerini belirledi. Yılın en çok okunan kişisel gelişim dergisi olarak da Genç Beyin seçildi. |
|||||
|
|
|||||
Hayattan süzülmüş, özün özü, kişisel gelişim hapı tesbitler
|
|||||
|
|
|||||
|
YETERİNCE TANIMADAN EVLENMEYİN! Boşanmalar tarafları rûhen yaralamakla kalmıyor, evlilik algısını da zedeliyor. Beklenmedik anda nişanların bozulması, davetiyesi basılmış düğünlerin iptali adayların evlilik cesaretlerini kırıyor. Akl-ı selîm yerini duygusallığa bırakıyor. Evliliği boşanmayla sona eren, nişanı bozan, düğünü iptal edenler "Yanlış tanımışım!", "Yeterince tanıyamamışım!" diyorlar. Yani temel mesele, karşı tarafı yeterince tanı(ya)mamak. İsabetli evlilik kararı için eş adayını yeterince tanımak şart. Adayın kendi anlatımları yanında ailesi, arkadaşları, yaşadığı ortamlar, yakînen tanıyanların görüşleri aday hakkında daha net bir fotoğraf ortaya kor. Evlenilecek adayı belirleme ve görüşme sürecinde kişinin arkadaşları ve ailesiyle hareket etmesi tanıma için çok önemlidir. Eş adayını kendisi tanıyanlar görüşme süreçleri gizli olduğu için ne arkadaşlarından ne de ailelerinden tanıma hususunda yardım alamazlar. Yeterince tanımanın önündeki engelleri kaldırmak için şunlara dikkat:
![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Göründüğün kişiyle değil, içindeki gerçek kişiyle uyuşanı bul! 7 rol ve başarılı oldukları meslekler
|
|||||
|
|
|||||
Ne pahasına olursa olsun böylelerinden hemen uzaklaşın! ZEHİRLİ insanlarla iletişim (Hayal katilleri!) ORTALIKTA BİR SÜRÜ VAR!
|
|||||
|
|
|||||
|
HERŞEYİ KİŞİSEL ALIYORSAN, OKU! Asabîleşmemek ve duygusuz birine dönmemek elinizde!
|
|||||
|
|
|||||
Ayın haberi
Sanayi sitesinde genel merkezlerimiz karşılıklı olan Ramazan Bey küresel malî krizi kârla atlattı, bizse 38 makineden 5’e düştük ve 65 personeli 20’ye indirdik. Yani %80 civarında küçüldük. Birara kulağıma şöyle bir istihbarat geldi: “Ramazan Bey’in akıl danıştığı önemli biri varmış, her sabah ona gidip saatlerce konuşuyorlarmış.” Konuyu iyice tetkik ettirdim, derinlemesine araştırttım. Kendisiyle aynı muhitte oturuyoruz. İkimiz de namazında niyazındayız. Fakat ben sabah ve yatsı namazlarına hemen önümüzdeki tek minareli camiye gidiyorum, eskiden camide hep karşılaştığım Ramazan Bey’i bir yıldan fazladır göremiyorum. Namazı terketmiş olamaz; tanıdığım kadarıyla evde de kılmaz, mutlaka camiye gelir. Peki, Ramazan Bey nerede? Sonunda öğrendim ki... |
|||||
|
|
|||||
|
Genç Beyin’siz kütüphane DÜŞÜNÜLEMEZ! 2.983 kitap, 644 seminer yerine 1 takım Genç Beyin!
Genç Beyin’siz kütüphane kalmasın!
|
|||||
|
|
|||||
|
Dünyanın her yerinden
Genç Beyin’e abone olabilirsiniz!
Dergimiz, kapağı ve muhtevası ilgi çekici olduğundan normal gönderiyle aboneye ulaşmayabiliyor. Genç Beyin’e yıllık abone olun; her ay DÜZENLİ ve GÜVENLİ olarak kapalı ambalajda, imza karşılığı derginize kavuşun!
|
|||||
|
|
|||||
|
TUTUŞMAYA HAZIR OLUN! BÖYLE başardılar! Kül olan fabrikadan DÜNYA DEVİ DOĞDU!
|
|||||
|
|
|||||
|
Genç Beyin'le nasıl değiştiler?
|
|||||
|
|
|||||
|
Bütün bakış açılarınızı değiştirmeye hazır olun! Bu taktikler budala bir genci Benjamin Franklin yaptı!
|
|||||
|
|
|||||
|
Düşük performansa NASIL TAVAN YAPTIRILIR?
|
|||||
|
|
|||||
|
BUNLARI YAPANA hiçbir şey zarar vermez!
|
|||||
|
|
|||||
EVLİLİKTE MUTLULUK İÇİN BU DİL ŞART! DİKKAT! Uzun yıllar süren eğitimden sonra öğrenilmiştir!
|
|||||
|
|
|||||
|
En azından bunları uygulasanız, yeter! Çocuklarınıza İDEAL ROL MODEL olmak istiyorsanız, 3 şeye dikkat!
|
|||||
|
|
|||||
|
DİKKAT! Ödülü hakeden başarıya giden yol bu yazıda! HUZUR VEREN BAŞARI semineri notları Kendinize biçtiğiniz değeri gözden geçirmeye hazır mısınız? Başkalarının yaptıklarını yapabilmek, bir konuda mevcut standartları yakalamak başarı; hiçkimsenin yapamadığını yapabilmek, standartları aşmaksa üstün başarıdır. Bugün herşey “ölçülebilir” olmak durumunda, zira başarı ancak bu şekilde ödüllendirilebiliyor. Lâkin hayranlık uyandıran, ödülü hakeden somut başarıya giden yol; ölçülemeyen ama hissedilen ve tadına doyulamayan küçük başarı duygularını yaşamaktan geçiyor: Masanızın üzerini temizlemeniz, odanızı düzenlemeniz, yeni baharatlar kullanıp ağız sulandıran bir yemek pişirmeniz, yazınızı yayınlatmanız, projenizi tamamlayıp altına imzanızı atmanız, içinizdeki çocuğun size kocaman bir “Âferin!” dediğini duymanız... ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Böyleler de var!
|
|||||
|
|
|||||
Tezgâhtarınız böyleyse, o dükkânı kapatın! Geçen gün bir pastaneye girdim. Tanıdığım, arasıra sohbet ettiğim pastane sahibi kasada birileriyle konuşuyordu. Bu yüzden tezgâhtar çocuğa yöneldim, zaten o da hareketlenip bana doğru seğirtti. Bu pastanenin kuru pastasını çok kaliteli bulduğumdan birkaç kilo alıp akşam eve götüreyim diye girmiştim. Her zaman dolu olan poğaça tepsilerini boş görüp “Ramazan dolayısıyla poğaça çıkartmıyorsunuz herhalde?” dedim. “Evet abi, yok!” dedi. “Zaten ben de poğaça almayacağım!” dedim. Cümlemin bitmesini beklemeden “Evet abi, Ramazan’da yapmıyoruz!” dedi.
![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Öğretmene, aileye tavsiyeler Öğrenme güçlüğünü AŞMANIN 17 YOLU Öğrenme güçlüğü zamanında müdahale edilmezse çocuğun bütün hayatını altüst ederek derslere ilgisizlik, okuma güçlüğü, öğrenme isteksizliği, derslerde zekâsını tam yansıtamama gibi problemlere yol açar. Çocuk zamanla okuldan soğur, kopar. Problemin erken tesbiti çok iyi sonuçlar verir. Ana-babalar bu problemi genellikle ilköğretim başlarında farkediyorlar. Okul öncesinde farkına varabilirlerse problemin şiddeti azaltılabilir. İşte öğrenme güçlüğünü aşmanın 17 yolu:
![]() |
|||||
|
|
|||||
|
DİKKAT! Bu taktikleri her çeşit savaşta kullanın! YENİLMEZLİĞİN sırları
|
|||||
|
|
|||||
|
Son sözlerin etkisi için şunları yapın! Konuşma EN ETKİLİ nasıl bitirilmeli? Dinleyicileri hoşnut, bahtiyar ve iyimser durumda bırakın!
|
|||||
|
|
|||||
|
Zenci şampiyonun ölüm döşeğinde verdiği UNUTULMAZ DERS Mutluluğun çok ince sırrı
|
|||||
|
|
|||||
|
Bunları yap, işsiz kal! İş görüşmesini kaybetmenin 15 GARANTİLİ YOLU
|
|||||
|
|
|||||
Ayın hikâyesi Oğluna lâyık kızı NASIL BULDU?
Bir zamanlar bahçe içinde ev, evde baba, onun da gün gün büyüyüp evlenme çağına gelen oğlu varmış. Oğlan artık evlenecek yaşa gelmiş ama babası bu iyi kalpli, çalışkan ve temiz delikanlıya yakışabilecek kız göremiyormuş çevresinde. “Oğlumu mutlu edecek bir kız bulmalıyım ama nasıl?” diye düşünmeye başlamış. Sonunda bir çözüm bulmuş. Evin arka bahçesinde erik ağaçları varmış. Eriklerin de olgunlaşma zamanıymış. Baba erikleri toplamış, sepetlere doldurup köyün yolunu tutmuş; köye geldiğinde başlamış bağırmaya: |
|||||
|
|
|||||
|
İYİMSER olmanın 25 avantajı Önce bir hikâyemiz var: “Geçenlerde ziyaret ettiğim fırça fabrikası genel müdürünün masasında, ziyaretçi koltuğuna dönük şu veciz söz güzelce çerçevelenmiş halde duruyordu: ‘Bana güzel bir söz söyle veya hiçbirşey söyleme!’ Böyle bir deyişin insanları iyimser olmaya cesaretlendirmede zekice bir yol olduğunu düşünerek onu tasdik ettim. Gülümsedi ve dedi: ‘Etkili bir uyarıcı değil mi? Ama benim oturduğum yerden bakınca bu daha da önemli!’ Çerçeveyi kendisine çevirdi; böylece çerçevenin arkasında yazan, onun oturduğu yerden görünen yazıyı gördüm: ‘Onlara güzel bir söz söyle veya hiçbirşey söyleme!’ İyi şeyler söylemek sizi canlandırır, kendinizi daha iyi hissetmenize sebep olur. İyi şeyler söylemek diğer insanların da kendilerini daha iyi hissetmelerine sebep olur. Dr. D. J. Schwartz” Şimdi “iyimser olmanın 25 avantajı”na geçebiliriz: ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Beden ve ruh sağlığımız için YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR! 8 maddede YÜRÜYÜŞ (En öz birikim bu yazıda!) HAYDİ ÇIK DIŞARI VE YÜRÜMEYE BAŞLA!
|
|||||
|
|
|||||
|
MOTİVASYONUNUZ TAVAN YAPACAK! ŞEVK aşılayan hikâyeler
|
|||||
|
|
|||||
|
Firma olarak nereye gittiğinizi ilân ederken bunlara dikkat! MİSYON belirlemenin 4 yolu KULAĞA HOŞ GELEN LÂFLAR YETERLİ DEĞİL!
|
|||||
|
|
|||||
|
Yüksek kariyer sahibi şahsiyetler böyle evlendiler! Eş seçiminde NASİP diye buna derler!
|
|||||
|
|
|||||
|
2 katlı mağazamız karınca yuvasına dönünce 4 eleman daha aldık. Fakat maalesef dürüst, yani hırsız olmayan eleman problemini
|
|||||
|
|
|||||
|
Başarıyla aranız nasıl? Kendinizin DOSTU musunuz, DÜŞMANI mı?
|
|||||
|
|
|||||
|
DOKTOR ANNENİN ÇARESİZLİĞİ Annenin duâsı
|
|||||
|
|
|||||
|
İlerlemiş yaşınıza rağmen
bu kadar güzel kalan cildinize
|
|||||
|
|
|||||
|
ZENGİNLİK ÜZERİNE DERSLER
|
|||||
|
|
|||||
|
AKLINI VE KALBİNİ BERABER DOYUR! Mevlânâ’nın iletişim tekniği
|
|||||
|
|
|||||
|
Sınavı kim kazandı? Problem karşısında EN ÇOK YAPILAN HATA
|
|||||
|
|
|||||
Ayın uyarısı
Kariyerini yönetemiyorsun, çünkü... Kariyer kişinin hayatının üretken yıllarını kullanarak geliştirdiği ve genelde çalışma hayatının sonuna kadar sürdürdüğü iş ya da pozisyon olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde yetişkin personel ve nitelikli insan gücünü işletmede tutabilmek ciddî problem. Bugün nitelikli işgücü ancak gelişmeye açık bir kariyer yönetimiyle işletmede tutulabilmektedir. Onun için bütün profesyonel organizasyonlar ciddî şekilde çalışanı için kariyer program ve uygulamaları düzenlemektedir. Kariyer seçilen iş yolunda ilerlemek ve bunun sonucunda daha fazla deney ve yetenek kazanmak, daha fazla sorumluluk üstlenmek, daha fazla saygınlık elde etmektir . Kişi aynı pozisyonda bilgi ve becerilerini artırarak da kariyerini geliştirebilir. Ayrıca işle ilgili her türlü tecrübe kişiye kariyer sağlar. Bu yazıda kariyeri yönetememenin temel sebepleri sıralanmıştır, çareler de sebeplerin içindedir: |
|||||
|
|
|||||
|
Bu kitapları MUTLAKA okumalısınız! Yurt içinde ve dışındaki dağıtımcı, kitapçı, işadamı, yönetici, eğitimci, bilim adamı gibi her kesimden insanın büyük beğeniyle okuyup istifade ettiği, kriz döneminde de kitap satılabileceğini ortaya koyan kişisel gelişim kitaplarımızla kendinizi ve hayatı keşfedeceksiniz. Çünkü bu kitaplar, kişisel gelişim ve başarı alanında Doğu’nun ve Batı’nın en “ilginç, orijinal, faydalı” birikimini günümüz insanına has bir üslûpla sunuyor. |
|||||
|
|
|||||
|
Genç Beyin okuru olarak NELER YAPABİLİRSİNİZ? ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Genç Beyin Seminerleri Birçok kişinin hayatını değiştiren, sizin hayatınızda da MİLAT olacak seminerlerimize mutlaka katılın!![]() |
|||||
|
|
|||||
|
EŞ SEÇİMİNDE PÜF NOKTALAR Eş seçimi safhasındaysanız, GENÇ BEYİN Yayınları’nın Mutlu Aile Serisi’nin 1. kitabı olarak yayınlanan ve büyük ilgi gören EŞ SEÇİMİNDE PÜF NOKTALAR isimli “ilginç, orijinal, faydalı” kitabı mutlaka okumalısınız. Bu alanda hazırlanmış ilk ve tek kitap olan Eş Seçiminde Püf Noktalar üç bölümden meydana gelmiş: Birinci bölümde beylere özel püf noktalar, ikinci bölümde hanımlara özel püf noktalar ayrıntılı halde sıralanmış; üçüncü bölümde de eş seçimi hakkında önemli ve en çok tartışılıp sorulan konulara derli toplu açıklık kazandırılmış. İşte Abdülkadir AKGÜNDÜZ’ün kaleme aldığı ve “Bu kitabı okumadan evlenmeyin!” başlığıyla sunulan kitabın arka kapak yazısı: Bu kitap “evlilik yapmak”la “evcilik oynamak” farkını ve bu farktaki ciddiyeti yakalayan ya da samimî olarak yakalamak isteyenler içindir. Bu kitap evliliğin en önemli merhalelerinden biri olan “eş seçimi”yle ilgili bilgi, tecrübe ve tavsiyelerin, çağımız insanının idrâkine göre yoğrulup takdim edilmesinden ibarettir. Bu kitap uzun lâfların kısa, pratik ve işe yarar tarzda arzedilmesi; kitaplar dolusu bilgilerin özeti; saatler süren nasihatlerin neticesidir. Bu kitap hayattan beklentilerini bilen, hedeflerini doğru belirleyen, sağlıklı bir nesil için kendini iyi tanıyan eş adaylarının buluşmalarını kolaylaştırmak için hazırlanmıştır. Bu kitap ilk evlenecek olanlar kadar, yanlış bir evlilikten sonra yepyeni huzur ve mutluluğu yakalamak isteyenlere de eski hatalarını tekrarlamayıp daha uygun ve hayırlı adımlar atabilmeleri açısından son derece faydalı olacaktır. Bu kitap “eş seçimi” konusunda bütün denebilecek kadar geniş bir literatürün kuyumcu hassasiyetiyle taranıp eş adaylarına öz hâlinde sunulduğu yoğun bir çalışmanın ürünüdür.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Genç beyinler Genç Beyin tişörtü giyerler! Genç Beyin tişörtü hemen bitti, kumaş ve dikiş kalitesini artırarak yeni bir üretim daha gerçekleştirdik!![]() |
|
||||
|
Sert tiplere özel hikâye Ünlü düşünür Lao-Tse yaşlı arkadaşı Shang Yung’u ziyarete gider. Onunla insanlara gençlik veren ot ve ilaçlardan konuşurlar. Lao-Tse dostunun uzun yaşını neye borçlu olduğunu sorar. Yaşlı adam ağzını bir karış açar, “Bak bakalım, dişlerim hâlâ yerinde duruyor mu?” der.![]() |
|||||
|
|
|||||
İdamdan kurtaran SON ARZU İran’da cinayetten idama mahkûm olan genç, idam sehpasında ney çalınca maktulün ailesi dâvâdan vazgeçti ve idam mahkûmu 165 bin $ kan parasıyla serbest bırakıldı. İtimad-ı Millî gazetesinin haberine göre 16 yaşında işlediği cinayetten idama mahkûm Sina’yı ipten alan olay şöyle gelişti: Başkent Tahran’da 3 yıl önce Siruz (30) adlı arkadaşıyla tartışan Sina (16) arkadaşını bıçaklayıp öldürdü. Tutuklanıp mahkemeye çıkarıldı, devrim mahkemesince idama mahkûm edildi, ülke yüksek divanı da idamı onadı. Onayın ardından yargı yetkilileri İran’daki yasalar uyarınca aileleri anlaşmaları için görüştürdü. Kan parasına razı olmayan maktulün ailesi idam cezasının infazını istedi. Yaşı küçük olduğu için 18 yaşını doldurması beklendi, sonunda geçen yıl idam sehpasına çıkarıldı. İdamdan önce son arzusu soruldu, genç günlük hayatında çok sevdiği neye son defa üflemek istedi.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
EN CAN ALICI SORU: İnsanları durduran ne? ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Bedavaya şirket sahibi oldu, 70 milyon $ cirosu var! Sıfır hisseyle girdiği Pronto Tour'a para harcamadan patron olan Ali Onaran'ın sırrını merak ediyor musunuz? Buyurun: “Turizme ilgim lise yıllarına dayanır. Yazın Bodrum, kışın Uludağ'a tur düzenliyordum. 1985'ten sonra profesyonel turist rehberliğine başladım. O dönemin büyük şirketlerinden Miltur'un genel müdürlüğünü yaptım, 1999'da arkadaşım Cem'in kurduğu Pronto Tour'a bilgimi koyarak ortak oldum. 2001 krizi oldu. Alacakları toplayamıyorduk, Cem 'Bu işi beğenmedim, olmadı bu iş!' dedi. Cebimde bir lira bile yokken onun hisselerini de devraldım ve bir yılda ödedim. Ödediğim para bugünkü günlük cironun yarısından azdı. O zamanlar 1 milyon $ olan ciromuz şimdi 70 milyon $’a çıktı. Krizi iyi değerlendirdik.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Bir köyün talihi nasıl değişti? Ünlü Köşebaşı lokanta zinciri ortaklarından Ali Akkaş, Sivas'taki köyünü 1 milyon lira harcayarak yeniden inşa etti. Bir zamanlar köyünden beş parasız ayrılan Ali Bey köyüne 1 milyar TL’yle döndü. Ali Bey ve arkadaşları 70'li yıllarda başlayan göçle Sivas'ın Bolucan köyünü terkedip para kazanmak için İstanbul'a gelmişler. Yıllar sonra yeni nesiller göç etmek zorunda kalmasın diye terkedilmiş ve harap olmuş köylerinin geri dönüşümü için başarılı bir projeye imza atıyorlar. Üstelik Devlet Baba'ya yaslanmadan. Ondan istedikleri tek şey köyden ilçeye ulaşımın sağlanabileceği asfalt bir yol. Kendisi anlatıyor:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
PATRON böyle yetişir! Mehmet Büyükekşi iş hayatına Gaziantep'te 7 yaşında çırak olarak başladı. TİM Başkanlığı, çeşitli yönetim kurulu üyelikleri derken artık üretime hiç bulaşmıyor. Ona göre iş hayatına erken başlamak bir yöneticinin hatalardan ders alması açısından çok önemli, “İşi bilmekte büyük fayda var” diyor:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Çok isteyerek nelerin başarılabileceğini gösteren doktorun ![]() |
|||||
|
|
|||||
Bu ayki sürpriz yazı
Merhamet ve iyiliğin getirdiği bereket (Müthiş!)
|
|||||
|
İşportacılıktan patronluğa İşporta tezgâhında iş hayatına atılan Serdal Çetintaş bugün Channel'den Pierre Cardin'e birçok markaya terlik ve ayakkabı satan Ayka'nın sahibi. Gurbetçi ailenin çocuğu olarak 1971’de İstanbul'da doğdu. İlk ve orta tahsilini Stuttgart’ta tamamladı. İstanbul'da Sultanahmet Ticaret Lisesi'ne devam etti, haftada üç gün bir bankada staja başladı. Herkes onun okulu bitirip bankacı olmasını beklerken o hayat üniversitesini seçti, Tahtakale yolunu tuttu. 1987'den 1994'e kadar...![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Değerli okur! Bu hikâyeye PAHA BİÇEMEDİK! Nisan sonunda Orta Batı’nın tatsız bir kasabasının yegâne otelinde bir haftalığına oda tutmuştum. Bana ayrılan odanın yegâne penceresinin kömür deposuna nâzır olduğunu farkedince asabım bozuldu.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Meçhul kızın mektupları Aklınızı yitirmemişseniz bir hastane koğuşunda gereğinden fazla bir gün bile kalmak size ağır gelir. Hastaneler ne kadar modern olursa olsun Allah ne gerektiğinde eksik etsin ne de insanı oralara düşürsün derim.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Sendeki bu 2 akıldan hangisi? Akıl 2 çeşittir: Birincisi kazanılan akıldır; sen onu mektepteki çocuk gibi kitaptan, hocalardan, düşünceden, alışkanlıktan, kavramlardan ve yeni ilimlerden öğrenirsin. Aklın başkalarınınkinden daha büyük olur, fakat edindiklerinin ağırlığıyla yorulursun. Diğer akıl![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Karşına fırsat çıkmıyorsa, oku! Zayıf iradeli ve kararsız kişilerin devamlı dillerine doladıkları ifade "fırsat bulamama" sözüdür. Oysa hayat fırsatlarla doludur. Hayatın her safhası, her ticarî muamele, her müşteri bir fırsattır. Dikkatli gözler her tarafta bu fırsatları görür ve yakalarlar. Newton'dan önce de insanların kafalarına birçok kereler elma düşmüştü ama![]() |
|||||
|
|
|||||
|
CEHENNEM gibi evlilik nasıl CENNETE döndü? Kelimenin tam anlamıyla “cehennem hayatı” denilebilecek bir evliliğimiz vardı. 24 yıl böyle geçti. Boşanmaya %100 kararlıydım. O sıralarda Adana’ya, hanımın amcasının cenazesine giderken trafik kazası geçirdik. Eşim, 21 yaşındaki oğlum Sinan ve ben ağır yaralandık. Benim bütün kaburgalarım kırıldı, eşimin kafatası çatladı ve sağ dizi ezildi, Sinan’ın omuriliği zedelendi. Şükürler olsun, diğer 2 çocuğumuz evde kalıp kurtuldular. Ben 20 gün âcilde yattım; hanım 4 ay, Sinan 2 aya yakın komada kaldı.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Gerçek bir cep telefonu vak’ası (Çok vahim durum!) Tulumba, lokma, halka tatlı pişirip satan bir dükkân açıldı karşımızda. Sanıyorum tezgâhta duran kişi işletme sahibinin oğluydu. Geçen gün bir kilo lokma tatlısı almak için içeri girdim.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Âlimleri tir tir titretecek sesleniş (Çok etkileneceksiniz!) Bişr-i Hafî’den: “Âlimin sözü doğru, yediği helâl, dünya malına sevgisi yoksa zühdü, dünyaya düşkün olmaması imkânsızdır. Ne yazık ki, bugün bu üç hasletten birini bile onların birinde göremiyoruz. Bu durumlarıyla onlara nasıl gülelim ve nasıl yüz verelim? Bu vasıfları kendinde bulundurmayanlar ilim sahibi olduklarını nasıl söylerler?![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Gülistandan BİR DEMET (AKLINIZ VE KALBİNİZ NEFES ALACAK!) İskenderiye’de kuraklık olmuş, halkın elinden tahammül dizgini gitmişti. Göklerin kapıları yere kapanmış, yerdekilerin feryadı göğe varmıştı. Ne kurttan kuştan, karıncalardan ne de balıklardan feryadı göğe ermedik canlı kalmadı. Ne tuhaf ki; gönül dumanları bulut olmuyor, gözyaşı selinden yağmur yağmıyordu. Böyle bir yılda dostlardan uzak bir alçak vardı ki; onun hakkında söz söylemek -hele büyüklerin huzurunda- terbiyesizlik olur, ihmal edip geçivermek de yakışık almaz. Eğer o alçağı bir Tatar öldürse, artık bir Tatar’ı öldürmek gerekmez. İşte vasıflarından birazını dinlediğin bu şahsın o yıl içinde sonsuz bir serveti vardı. Eli dar olanlara para pul veriyor, yolculara sofra kuruyordu. Bazı dervişler de yoksulluk derdiyle canlarına doymuşlardı. Günün birinde onun sofrasına gitmeye niyet etmişler, bana danışmaya geldiler. Uygun görmedim. Dedim ki: |
|||||
|
|
|||||
Sıkıntının reçetesi Ahmed Cüryanî Hazretleri ticaret için Cüryan'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk çocuğunun tâûndan vefat ettiğini haber aldı. Bu acı haberin etkisindeyken kervan eşkıya baskınına uğradı. Şakîler bütün mallarını aldılar. Ahmed Cüryanî’nin mallarını aldıktan sonra sol elini de bileğinden kestiler. Ona bu sebeple “yekdest” (tek elli) denildi. Ahmed Cüryanî bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor, sabrediyordu.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Siz hangisisiniz? (Genç olmak yetmiyor!) Abdülhak Hâmid Tarhan son yıllarında ihtiyarlığını kabul etmiyor veya etmek istemiyordu. Aynı konunun geçtiği bir sohbette İsmail Hâmî Dânişmend’e şöyle dedi: “Ben yaşlı bir gencim, sen de genç bir ihtiyarsın!” |
|||||
|
|
|||||
|
UNUTMA VE HER YERDE ANLAT! Hz. Süleyman (as) oğlunun ölümünden çok üzülmüş, gözyaşı dökmeye başlamıştı. Bunun üzerine Allah ona insan suretine girmiş iki melek gönderdi. Melekler gelip birbirinden dâvâcı olduklarını söylediler. Biri dâvâsını şöyle anlattı:![]() |
|||||
|
|
|||||
TUTUŞTURAN YAZI Bişr-i Hafî’nin İBRETLİK hayatı
|
|||||
|
Öğrenme zevki bu! “Kendini bil!” ilkesini savunmasıyla ünlü filozof Sokrates mahkemece yargılanıp ölüme mahkûm edilmişti. Atina kanunlarına göre baldıran zehiri içmesi gerekiyordu. Zehiri içme saati gelmeden öğrencilerinden birinin elinde saz gördü. Sazın nasıl çalındığını öğrenmek istedi. Öğrencisi şaşkınlık içinde |
|||||
|
|
|||||
|
Kahveniz nasıl olsun? Her kahve aynı değildir, aynı tadı taşımaz. Nerede, kiminle içiyorsan ona göre değişir. Sahilde oturduğun rüzgârlı bir sonbahar günü en sevdiğin dostun ağlarken içtiğin kahvenin tadı kederlidir. Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır. Bir pazar öğle sonrası annenin “Haydi bir kahve yap da içelim!” dediği kahve huzurludur. Köpükler annenin göz bebeklerine yansır.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Halime Nine 135 yaşında!
Halime Nine tam tamına 135 yaşında. 7 çocuğu, 150 torunu var. Diyarbakır/Kulp’un Aygün köyü Sarıçoban mezrasında ikamet eden 135’lik Halime Olcay hafızasıyla görenleri şaşkına çevirirken Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeye hazırlanıyor. Bu kadar nasıl yaşadığını anlatıyor: |
|||||
|
|
|||||
|
Hanımlar! Kızmayın ama... (İşte karamsarlığımızın belgesi!) 1969’da Matina Homer tarafından Michigan Ü. öğrencileri arasında yapılan araştırma çok ilginç sonuçlar ortaya koydu. Tıp fakültesi öğrencilerine bir hikâyeyi tamamlamaları söylendi. Erkeklere verilen kâğıtta “Ve John ilk dönem sınavlarının sonunda kendi sınıfının birincisi olduğunu öğrenir...”, kız öğrencilere verilen kâğıttaysa “Ve Mary ilk sınavlarının sonunda kendi sınıfının birincisi olduğunu öğrenir...” yazılıydı. Tamamlanan hikâyeler incelendiğinde erkeklerin yalnızca %10’u John için karamsar bir hikâye çıkardı, halbuki kızların büyük çoğunluğu Mary’nin sosyal bakımdan dışlanacağından korkuyordu. Mary’yi sivilceli, yalnız, arkadaşsız, gıcık ve sert olarak algıladı. |
|||||
|
|
|||||
Bu ayki özel haber Sahiplerini verem eden lüks aracın satış hikâyesi Siz siz olun, bu duruma düşmeyin! En son söyleyeceğim sözü en başta söyleyerek başlamak istiyorum: Siz siz olun, mahalle ve halk içinde önemli şahsiyet olarak tanınmış birine birşey satmayın! Şöyle ki: Öteden beri Mercedes araba hevesim vardı, sıfırına gücüm yetmiyordu, 1998 model aldım. Fakat daha ilk haftada neredeyse hergün çıkardığı masraflara yetişemez hale geldim, birkaç ay sonra iyice bunaldım, hevesim kaçtığı gibi bir an evvel bu illetten kurtulmak istiyordum. Normal arabaların 3-5 katı vergilerini filân geçiyorum. 4 ay 18 gün sonra canıma tak etti, en yakın bir galericiye satılığa verdim. Ertesi gün cumaydı, ilimizin en büyük tarihî camiinde öğle namazını müteakip müezzinin okuduğu Yâsin-i Şerîf”i dinliyordum. 2. sayfanın ortalarıydı. Caminin hâfız-ı Kur’ân olan imamı genç hocaefendi mihraptan ayrılıp yanıma geldi. Kendisi birkaç kere dükkânımızı teşrif etmiş, güzel sohbetlerde bulunmuş, biz de onu zevkle dinlemiştik. Yani tanışıyorduk. Ne olduğunu, niçin yanıma geldiğini doğrusu ben de merak ettim; kulağıma eğilerek...
|
|||||
|
|
|||||
|
Öğrenciler! Bunu ASLA unutmayın! Biraz yaramaz, biraz da tembel iki lise öğrencisi aralarında konuşuyorlarken “Matematik sınavı ne zaman?” diye sordu biri. “Daha bir hafta var!” dedi öteki. “Ohooo! Daha çok varmış, rahat rahat çalışırız!” diye cevap verdi soruyu soran. Konuşmalarına istemeden kulak misafiri olan bir öğretmen yanlarına gelerek “Demek matematik sınavına tam bir hafta var, öyle mi?” diye sordu.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Şehidlerin Efendisi NEDEN ZIRHSIZ SAVAŞTI? Hz. Hamza (ra) yaşlı halinde savaşlara zırhsız girmeye başlamıştı. “Sen genç ve daha güçlü olduğun zamanlarda bile ihtiyatı elden bırakmaz, zırhsız gezmezdin. Şimdi kocadığın halde bu tedbirsizlik nedendir? Niçin ‘Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın!’ emrine uymazsın?” dediler. Şu ibretli cevabı verdi:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Peygamberimiz’in namazı -15 (Namazı yeniden keşfedeceksiniz!) • Hz. Ebû Hureyre’den (ra): “Rasûlullah (sav) cuma günü sabah namazında Tenzil, yani Secde (sûresi) ile He’l-Etâ Ale’l-İnsan’ı (İnsan sûresi) okurdu.” • Hz. Zübeyr b. Avvâm’dan (ra): “Biz Rasûlullah’la beraber cumayı kılar, sonra dönüp Ganmoğulları Kalesi’ndeki gölgeye koşardık da bu (gölge) ancak ayak yerlerimizi (kaplardı).![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Yeni yılda kendinizi iyi hissettirecek 6 ADIM Her yılın başında kitap okumaya girişilir, plân yapılır, sigara bırakılır, diyete ve spora başlanılır... Bu yıl da yine kim bilir hangi kararları hayata geçireceğiz, hangileri yılbaşı heyecanıyla geçip gidecek? Peki, sadece başarı odaklı bir yapılacaklar listesi yeterli mi? İşte yeni yılda kendinizi iyi hissettirecek 6 adım:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Kraliçenin incisi ve haddini bilmez çocuk (Ustacığım! Bu nasıl iş?) İngiltere kraliçesine dev bir inci hediye edilmiş. Kraliçe taca takılmayacak kadar büyük bu incinin delinerek tahtın arkasına asılmasını istemiş. Ancak İngiltere'deki bütün kuyumcular böyle nâdir inciyi delerken kırılmasından korkup bu işe yanaşmamışlar. İnci Fransa başta olmak üzere pekçok ülke kuyumcularına götürülmüş ama hepsi de aynı gerekçeyi ileri sürerek inciyi delmeye yanaşmamışlar. Neden sonra bir deniz subayı İstanbul'da Kapalıçarşı'da bu işi yapabilecek vasıfta ustaların olduğunu söylemiş.![]() |
|||||
|
|
|||||
Ayın mektubu Düğün hediyesinde son trend: 1 TAKIM GENÇ BEYİN! Sonuç tek kelime: Maşallah!
10 Temmuz 2005, pazar... Bizim için çok önemli, çünkü düğün tarihimiz... Eniştemin (teyzemin beyi Serdar Şanlıöz) vesile olmasıyla buldum hayat arkadaşımı. Düğünümüzün her adımı ve safhasıyla yakından ilgilendi sağolsun! Nihayet o önemli gün... Herşey beklediğimizden güzel gelişti, çok sevdiğimiz ve yıllardır kitaplarını okuyarak büyüdüğümüz gönül ehli bir zat bizi kırmadı, dâvetimize icabet etti, plânlandığı üzere 15 dakikalık bir konuşma yaptı ama 445 davetliyi mestetti. Âdet olduğu üzere sıra takı merasimine gelmişti ama işin bu kısmını hiç sevmedim: Kımıldamaksızın ayakta dikiliyor, dilenci gibi herkesin sırayla sizi “görmesini” bekliyorsunuz; emin olun hayatta en fazla mahçubiyet duyduğum hadise odur! Neyse iki tarafın sülâlesinin de belli başlı ileri gelenleri kuyruğa girip takılarını taktılar, program bitti, herkes evine gitti; hemen oracıkta hazırlanan takı sahipleri listesinde eniştemin adına rastlayamadık! Allah Allah! Olayın en merkezinde yer alan, evliliğimize vesile olan kişi hiçbirşey takmamış mıydı? Haydi bileziği, cumhuriyet altınını geçtik; insan hiç değilse bir çeyrek takardı! Bazı yakın akrabalar ileri geri konuşmaya, gıybet sınırlarını çoktan aşmaya başladılar; eşimle bense “Hayırlısı olsun!” diye geçiştirdik. 3 gün sonraki sabah zil çaldı, kargo elemanı eşimle benim adıma gelen ve ödemesi karşı tarafça yapılmış bir koliyi imza karşılığı teslim etti. Açtık, içinden bir mektup çıktı: “Hayat arkadaşlığına yeni başlayan Murat ve Yasemin kardeşlerimize... Evvelâ ikinizi de tebrik eder, iki cihan saadeti dilerim. Düğün öncesinde evlilik bereketiyle evinizin neredeyse bütün ihtiyaçlarının temin edildiğini gördüm, eşime eksiğinizin ne olabileceğini araştırmasını söyledim, ‘Herşeyleri tamam maşallah!’ dedi. Ben de ikinize ve inşallah neslinizden gelecek olanlara başarı ve mutluluk kaynağı teşkil edecek bir hediye düşündüm: Genç Beyin! Kolide bu hazine derginin şimdiye kadar çıkmış bütün sayıları bulunmaktadır. Önce mutlaka titizlikle okumanızı, daha da önemlisi uygulamanızı gönülden dilerim. Allah’a emanet olun... Serdar” Ne yalan söyleyeyim; bu manzara karşısında eşim de, ben de biraz burun kıvırdık! Çünkü bu tür şeylerin pek karın doyurmadığını düşünüyorduk, gülüştük. Fakat yine de bir koli dergiyi oturma odasına taşıyıp köşe koltuğun köşesindeki boşluğa koyduk. Eşim “Nasıl bir dergiymiş, merak ediyorum!” dedi ve üstten 5-6 sayıyı çıkarıp sehpanın üzerine bıraktı. Şimdi söyleyeceğimi yazmaya kelime, cümle bulmakta zorlandığımı belirteyim: Bir yandan eşim, bir yandan ben Genç Beyin sayılarına öyle gömüldük ki; kendimize geldiğimizde 3 saat geçmişti! Henüz “dergi hediyesi şoku” üzerinden bir saat bile geçmeden ikimiz de kesin kanaatle inandık: Eniştem bize en güzel düğün hediyesini vermiş! Bir defa her sayısında evlilikle ilgili çok orijinal yazılar var, ayrıca hayatın her alanında işimize kesin yarayacak bir yığın bilgi ve tecrübe... Kolideki bütün dergileri itinayla çıkarıp rafa dizen eşim dedi ki: “Şu anda 2 şeyi bulduğuma çok seviniyorum: Birincisi, seni bulduğuma. İkincisi, Genç Beyin’i bulduğuma.” Uzatmayayım diye ayrıntıya girmiyorum, ikimizin de o sayıların tamamında okumadığımız tek satır kalmadı! Hatta eşim bütün sayıları 3-4 defa bitirdi! Sonra da gazete bayiinden almaya başladık ve artık biz de Genç Beyin’kolik olduk! Şükürler Rabbime ki, evliliğin ilk günlerinde tanıdık bu hazineyi... Çünkü oradan elde ettiğimiz birikim iletişimden tutun da iş kurmama, çocuk yetiştirmemize, mâneviyatımıza kadar herşeyimizin temelini teşkil etti. Şu anda bir kızımız (Emine, 4), bir de oğlumuz (Ahmet, 2) var. Size onların Genç Beyin’le çekilmiş resimlerini gönderiyorum. Bilvesile enişteme bu müstesna hediyesinden dolayı müteşekkiriz, bizi Genç Beyin’le tanıştıran kişi olarak hep kalbimizde ve dualarımızda olacak... Biz de onu örnek alıp 3 yakınımıza düğün hediyesi Genç Beyin külliyatı verdik, benzer kanaatleri onlar da bize bildirdiler. Bu yaygınlaştırılmalı ve her çeyize bir takım da Genç Beyin ilâve edilmeli. Ailece hep yanınızda olacağız, Genç Beyin’i okuyup okutturacağız inşallah... Murat&Yasemin Yeğinler/Eskişehir |
|||||
|
|
|||||
|
GERÇEK DOSTLUĞU en iyi anlatan hikâye Güya dostları, dostluklarıyla ünlü bir çevrede yaşıyorum 52 yıldır. 63 yaşındayım, 11’imde gelmişim buraya. Dile kolay, 52 yılın 41 yılı fiilî olarak esnaflıkla geçti. Semtin en hareketli noktasında 4 katlı lokanta işlettim 41 yıl. Kimleri ağırladım, misafir ettim, dost bildim; saymaya kalksam bitiremem! 2.5 yıl önce ağır bir trafik kazası geçirdim, yatağa mahkûm oldum, işler bozuldu ve dağıldı, herşeyimi kaybettim. İtiraf edeyim:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Mimar Sinan’ın hak hukuk hassasiyeti (3 akçelik farkın sırrı) Süleymaniye Camii inşaatı (1549-1556) bütün hızıyla sürmekteydi. Mimar Sinan inşaatın başından ayrılmıyor, her ayrıntıyla ilgileniyordu. İnşaatta çalışan bazı taş ustaları arasında Sinan’ın içlerinden bir kısmına 3 akçe fazla maaş verdiğine dair söylenti yayıldı. Gerçekten de Sinan, ustalardan bazılarına ötekilerden fazla maaş veriyordu. Aralarından bir temsilci seçen az maaşlı ustalar maaş hususunda adaletli olması için ikaz etmek maksadıyla temsilciyi Sinan’a gönderdiler.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
GENERALLİK niçin sökmedi? (BAZEN BÜTÜN HESAPLAR DEĞİŞEBİLİR!) Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında Virginia eyaletinde keşfe çıkmış genç bir subay cins iki at tarafından bir sabanı idare eden zenci köleyle karşılaştı. Hayvanlar tam arayıp da bulamadığı cinstendi. Subay derhal pelerinini sırtından atıp köleye rütbesini gösterdi ve atlara sahip çıkmaya yeltendi. Zenci “Evvelâ hanımından izin alın!” diye itiraz ederek eliyle ağaçlar arasındaki beyaz bir köşkü gösterdi.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Eğitim için hiçbir yaş geç değil! Yaşadığı hayatı beğenmeyen biri küçük bir rahatsızlık sebebiyle doktora gitti. Muayeneden sonra lâf arasında şunları söyledi: “Biliyor musun doktor bey? Üniversiteye gitmiş olmayı çok isterdim!” Doktor hemen sordu: “Peki, neden gitmiyorsunuz?” “Çünkü artık 30 yaşındayım. Evliyim, iki çocuğum var. Üniversiteyi bitirmem en az 5 yılımı alır!” Doktor yine sordu:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Bir anlık gafletin sonu (Alparslan da olsanız...) Anadolu’nun kapılarını açan, Romen Diogenes’e hoşgörüyle yaklaşan Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan çadırında meşveret kurmuş; Batı Karahanlı Hükümdarı Nasr ile yapılacak muharebenin son hazırlıkları üzerinde çalışıyordu. “Hilâl taktiği” uygulamayı düşünüyorlardı. Üç kuvvete ayrılacaklar; ikisi gizlenecek, biri saldırıyor görüntüsü verecekti. Kaçar gibi yapıp diğer iki kuvvetle düşmanı ortalarına alacaklardı. O sırada birkaç nal sesi duydular. Sultanın otağından içeriye Melikşah girdi:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Zulüm ve zalim üzerine TİTRETEN HÂDİSELER Hz. Ali’den (ra): “Bir kimse birine zulmettiği veya kötülük yaptığı zaman hakikatte kendisine zulmetmiş olur. Çünkü Allah Kur’ân-ı Kerîm’inde ‘Kim iyilik yaparsa kendisinin lehine, kim de kötülük yaparsa kendisinin aleyhinedir’ (Fussilet, 46) buyurmuştur.”![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Burçlara göre GELİN-DAMAT-KAYNANA GELİN KOÇ: İşiniz zor. Pek anlaşılmaz, kafasına göre takılır, arada bir size toslar. Hem kaynana, hem de gelin koç burcundaysa ömür boyu bir toslamadır gider. BOĞA:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
100 $’la 1 $’ın muhabbeti 1$’la 100 $ bir cüzdanda biraraya gelmişler, çabucak ahbap olup hayat tecrübeleri hakkında konuşmaya başlamışlar. 100 $ “Benim ihtişamlı bir hayatım oldu!” demiş, “Gezmediğim lüks otel kalmadı desem yeridir. Dünyanın en zengin 500 insanı listesine giren 8-10 kişinin elinden geçtim. Bir ülkeden diğerine uçtum. İki Amerikan başkanının cebine girdim. Bir keresinde Prenses Diana alışveriş için beni kullandı. Bill Gates gözlük çerçevesini değiştirirken beni kullandı!” 1 $ bu anlatılanları hayranlıkla dinleyip boynunu bükmüş:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Çocuğu düşmekten kurtaran çare (Tam tefekkürlük!) Hz. Ali’ye (ra) bir kadın gelip “Yâ Ali!” dedi, “1 yaşında çocuğum oluğun üstüne kaydı. Çağırıyorum, gelmiyor. Orada bıraksam, düşeceğinden korkuyorum. Ne olur, bana yardım edin!” Hz. Ali gülümsedi, ona şu çareyi söyledi: |
|||||
|
|
|||||
|
Cennetlik adamın hali Ashâbdan Hz. Enes (ra) anlatıyor: “Rasûlullah’ın (sav) huzurunda oturuyorduk. Birara şöyle buyurdu: ‘Şimdi cennetlik bir adam gelecektir buraya!’ Az sonra sol eline ayakkabılarını takmış, ensardan biri girdi, selâm verip oturdu. İkinci gün yine huzurdaydık. Efendimiz (sav) yine aynı sözü tekrarladı: ‘Şimdi cennetlik bir adam gelecektir buraya!’ Yine ensardan nûranî yüzlü zat geldi, selâm verip oturdu. Üçüncü gün de aynı hâdise cereyan etti. “Şimdi Cennetlik bir adam gelecektir buraya!” sözünden sonra yine aynı zat içeri girdi. Neden sonra kalkıp giden adamı takip eden Amr b. Âs’ın oğlu Abdullah yolda ona şöyle ricada bulundu:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Hekim yazardan çok içli bir yazı (Çok duygulanacaksınız!) Mahalle... O bildik yüzüyle, alışılmış telâşıyla karşılıyor beni. Sessizce içine alıyor, kucaklıyor. Köfteci köşede, karpuzcu onun karşısında. Pazar sokağı boş; tezgâhlar kenarlara savrulmuş, bekliyor. Eksiği yok gibi duruyor, bir benim bildiğim eksiğin eksikliğini çekmesini bekleyemem elbet! Evim az ötede, perdeleri çekili. İçeride ışık yok, ışığa ihtiyaç duyan yok. Yansa bile boşluğa düşecek huzmeler. Yetim kalmış eşyaları kendileriyle yüzleştirecekler, belki de ağlatacaklar. Işığın vurduğu yerde bana yeni aydınlıklar sunacak yüzler yok. Kapıdayım. Zile basmam gerekmiyor. Zilin sesine ses verecek yok.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Bu ikazı hiç unutma, önce kendini düzelt! Hz. Süleyman'ın (as) tahtına ters yönden bir rüzgâr esti. O da “Ey rüzgâr! Doğruluktan ayrılmasana!” diye onu ikaz etti. Rüzgâr “Ey Süleyman! Asıl sen doğruluktan ayrılma! Sen doğru oldukça ben ters esemem!” karşılığını verdi. Sonra Hz. Süleyman bir baktı ki, başındaki tacı da eğilmiş. Tam 8 defa tacını düzeltti ama her seferinde taç kendiliğinden eğiliyordu. Sonunda taç şöyle dedi:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Sıkıntıdan güzellik çıkarma sanatı (Dene!) Kızım küçükken -Sanırım anaokuluna gidiyordu!- sabahları yatağında 5 dakika otururdu, ben de karşısına geçerdim. Küçük, hızlı bir oyun oynardık. Ben bir hayvan, eşya veya bitki rolüne girerdim; o da kendisi olurdu ve karşılıklı bir drama veya fabl diyebileceğimiz birşey sergilerdik. Bir sabah uyandı, oturup battaniyeye sarıldı ve “Haydi bana bir ağaç ol!” dedi.![]() |
|||||
|
|
|||||
|
BAŞARILMASI EN ZOR ŞEY (Kaçımız bunu başarabildik?) Eski Çin’de bilmece meraklısı bir seyyah diyar diyar dolaşıp karşılaştığı bilgelere sorular sorarak hayatın özünü ve gerçeklerini kavramaya çalışmaktadır. Birgün yüksek tepelerde oturan bir bilgeden bahsedildiğini duyar. Derhal yola çıkar, bilgeden izin alarak iki soru soracağını söyler. Seyyah “Dünyada başarılması en zor şey nedir?” diye sorar. Bilge der ki:![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Ertelemekten kurtaran seminer |
|||||
| ÜCRETSİZ seminere davetlisiniz! Sadece 1.5 saatinizi ayırın, siz de DEĞİŞİN! Tarih: 30 Ocak Cumartesi Eğitimci: Abdülkadir Akgündüz Yer: Genç Beyin Seminer Salonu Saat: 16:00-17:30 arası (Programa 20 dakika kala salonda olunuz. 5 dakikadan fazla gecikenler salona alınmazlar. Lütfen çocuk getirmeyiniz!) ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
ETKİLİ KONUŞMA (HİTABET) VE DİKSİYON |
|||||
• Hitabetin teknik, yardımcı ve esas özellikleri |
|
||||
|
|
|||||
|
ETKİLİ SATIŞ TEKNİKLERİ |
|||||
|
|||||
|
|
|||||
|
Zaman yönetiminde 3 taktik |
|||||
| ÜCRETSİZ seminere davetlisiniz! Sadece 1.5 saatinizi ayırın, siz de DEĞİŞİN! Tarih: 7 Şubat Pazar Eğitimci: Abdülkadir Akgündüz Yer: Genç Beyin Seminer Salonu Saat: 16:00-17:30 arası (Programa 20 dakika kala salonda olunuz. 5 dakikadan fazla gecikenler salona alınmazlar. Lütfen çocuk getirmeyiniz!) ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
Değişmez huylar nasıl değiştirilir? |
|||||
| ÜCRETSİZ seminere davetlisiniz! Sadece 1.5 saatinizi ayırın, siz de DEĞİŞİN! Tarih: 31 Ocak Pazar Eğitimci: Abdülkadir Akgündüz Yer: Genç Beyin Seminer Salonu Saat: 16:00-17:30 arası (Programa 20 dakika kala salonda olunuz. 5 dakikadan fazla gecikenler salona alınmazlar. Lütfen çocuk getirmeyiniz!) ![]() |
|||||
|
|
|||||
|
DÂHÎ çocuk yetiştirme sanatı |
|||||
| ÜCRETSİZ seminere davetlisiniz! Sadece 1.5 saatinizi ayırın, siz de DEĞİŞİN! Eğitimci: Abdülkadir Akgündüz Yer: Genç Beyin Seminer Salonu Saat: 16:00-17:30 arası (Programa 20 dakika kala salonda olunuz. 5 dakikadan fazla gecikenler salona alınmazlar. Lütfen çocuk getirmeyiniz!)
Salonumuz çok büyük olmadığından ÜCRETSİZ seminerlere İLK DEFA katılacakları bekliyoruz! |
|||||
|
© Bu sitenin bütün hakları saklıdır ve Abdülkadir AKGÜNDÜZ'e aittir, yazılı izinsiz kullanılamaz. |
|||||